Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2014/15351 E. 2015/40120 K. 28.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/15351
KARAR NO : 2015/40120
KARAR TARİHİ : 28.04.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer sanıklarla önceden almış olduğu karar ve işbölümüne göre sanık …..’in, katılanlara ait evin avlusuna girip gözcülük yaptığının anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını bozma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 116/1 ve 119/1-c; katılan …. ve oğlu tanık ….. ayrı ayrı araçlarla sanıkları takip edip yaklaşık 13 kilometre sonra sanıkların aracını durdurduklarında sanık ……’in bıçak çektiğinin anlaşılmasına göre de, aynı yasanın 106/2-a, c ve 43/2.maddeleri uyarınca, haklarında zamanaşımı içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığınca işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
I-) Sanıklar ….. ve ….. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ……ve ….. savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II-) Sanık ….. hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5275 sayılı Yasanın 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden, anılan Yasa ve maddesine aykırı biçimde, hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ….. savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-) Sanıklar ….. ve ….. hakkında yağma; sanıklar ….. ve ….. hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre, yağma suçunun sanık ….. ve hırsızlık suçunun ise, sanıklar ….. ve ….. tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede; eylemin sanık ….. tarafından gerçekleştiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Sanıkların fikir birliği içerisinde katılanların konutundan hırsızlık yapmak için anlaştıkları, hep birlikte katılanların Yapı köyünde bulunan konutunun yakınına araçla geldikleri, sanık ……’ın araçta kaldığı, sanıklar ….. ve sanık …..’ın konutun etrafında ve bahçesinde bekledikleri, sanık …..ise, açık olan balkon kapısından eve girip aldığı Av tüfeği, 1500 TL para, cep telefonu ve çantaları arkadaşlarına aktardığı, sanık …. konutta alınacak başka eşya aradığı sırada katılan… ile karşılaştığı ve ses çıkarmaması için bıçak çektiği, sonra da balkondan atladıktan sonra geldikleri araca binerek sanık … ile birlikte uzaklaştıkları, içerisindeki paraları alıp çantaları dereye attıkları, geri gelip katılanların işlettikleri benzinliğin önünde bulunan sanıklar ….. ve sanık ……’ı alarak kaçmaya başladıkları, katılan …. ve oğlu tanık ….. ayrı ayrı araçlarla sanıkları takip edip yaklaşık 13 kilometre sonra sanıkların aracını durdurdukları, sanıklar … ve ….. yakalanmamak için bıçak çektikleri, sanık…..’in kaçtığı, sanık ….. ve diğer sanıklar … ve ……’ın ise, suça konu paralar üzerlerinde olduğu halde yakalandıklarının anlaşılması karşısında; hırsızlık amaçlı gelen sanıklardan …..’in, sanık …..’in sonradan yağmaya dönüşen eyleminden sorumlu tutulamayacağı, kesintisiz takibin bulunmaması ve çantalar ile tüfeğin atılmış olması nedeniyle hırsızlık eyleminin tamamlandığı dikkate alındığında, yakalandığı sırada bıçak göstermesi eyleminin de hırsızlık suçunu yağma suçuna dönüştürmeyeceği, sanık …..’in eyleminin, hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve tehdit suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yağma suçu kabul edilip yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de; Suç tarihinde 18 yaşını doldurmayan sanık ….. hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/4. maddesine aykırı olarak kurulan hükümde 53/1. maddesinin uygulanması,
2-) Katılanların, soruşturma aşamasında 16/08/2013 tarihli dilekçe ile, tutuklu sanık ….. müdafii Avukat … aracılığıyla 6.500 TL parayı, aracındaki meydana gelen zarar, tüfek ve cep telefonuna karşılık aldığını, başka maddi zarar talebinde bulunmadığını bildirmiş olması, alınan 1.500 TL paranın ise, sanıklar yakalandıklarında üzerlerinde ele geçtiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle katılanlardan rızaları sorularak, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-) Sanık ….’in, Adli sicil kaydındaki tekerrüre esas alınan… Çocuk Mahkemesinin 2005/1054 esas ve 2007/624 karar sayılı ilama konu suçu işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olduğu anlaşıldığından, hakkında 5237 sayılı TCK’nun 58/5. maddesi uyarınca tekerrür hükmünün uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve ….. savunmanları ile sanık …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.