YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2112
KARAR NO : 2015/15991
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 12 – 2014/228824
Mahkemesi : İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi : 20/03/2014
Numarası : 2013/326-2014/94
Suçlar : Hakaret, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hakaret suçundan sanıklar Sibel ile Nevcivan’ın ve tehdit suçundan sanık Nebiha’nın beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık Nebiha’nın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık Nebiha müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.05.2013 tarihli ve 2013/11-87-245 sayılı kararında da vurgulandığı üzere; vekalet ücreti kişisel hakka ilişkin olup, kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için, hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerekir. Bu nedenle, hakkında beraat kararı verilen ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık Nevcivan yararına, hazine aleyhine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre, bozma sebebi olarak kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulurken, uygulanan kanun ve maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; 1, 3-b, 4-a numara ve harfleriyle gösterilen hükümlerdeki, “BERAATİNE,” ibarelerinden önce gelmek üzere, hükümlere, “CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince” ibaresinin ilave edilmesi suretiyle, eleştirilen husus dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraata ilişkin hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B) Sanık N.. D.. hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Nebiha müdafiinin beraat hükmü kurulması gerektiğine, katılan vekilinin ceza miktarına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, kişisel veri niteliğindeki mağdurun adı, soyadı, mesleği ve mağdurun aktif kullanımında olan cep telefonu numarasını, onun bilgisi ve rızası dışında, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımlaması eyleminin TCK’nın 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmaksızın, aynı Kanun’un 134/1. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin yanı sıra, ayrıca 1.320,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık Nebiha müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.