Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/11550 E. 2015/28631 K. 15.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11550
KARAR NO : 2015/28631
KARAR TARİHİ : 15.09.2015

Tebliğname No : 11 – 2014/51275

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Bozkır Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2013/121 (E) ve 2013/169 (K)
SANIK : S.. Ç..
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Süleyman’ın, Alanya’dan Bozkır ilçesine gelerek burada ahşap doğrama işleri ile uğraşan katılan ile döşeme tahtaları alımı konusunda pazarlık yaptığı, pazarlık sonrası 4200 TL tutarında mal karşılığı anlaştığı, ancak anlaşma sonrasında üzerinde nakit bulunmadığı gerekçesiyle katılana yargılamaya konu 0159697 numaralı 04/01/2006 keşide tarihli 8900 TL bedelli çeki teklif ettiği, katılanın teklifi kabul etmesi sonrası kalan 4700 TL karşılığında da katılandan 1 adet çek aldığı, sonrasında sanığın katılana verdiği çekin tahrip edilmiş olduğunun anlaşıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia olunması karşısında, yüklenen dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlıklarından olan çekin kullanılması suretiyle işlendiği anlaşılmakla, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-f maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, o yer Cumhuriyet Savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.