Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2016/2210 E. , 2021/2908 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/2210
Karar No : 2021/2908
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı / …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten …’a vesayeten …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, davalı idarece kabule ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacılardan Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olan …’ın 30/05/2013 tarihinde cezaevinde yapılan tavan vantilatörü montajına üç ayaklı merdivene çıkarak yardım ettiği sırada düşmesi sonucu pencere camının kolunu bilek kısmından kesmesi nedeni ile sağ elinde kalıcı işgücü kaybı oluştuğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini amacıyla … için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 57.375,97 TL) maddi ve 20.000,00 TL manevi, baba … için ise 5.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 26.000,00 TL (miktar artırımı ile 82.375,97 TL) tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince; hükümlü …’ın beyanına göre, dava konusu olay tarihinden çok önce cezaevinde çalıştırılmaya başlandığı, yaralanma olayının 30/05/2013 tarihi saat 15.00-15.30 sıralarında olduğu, kurum içi elektrik hizmetlerinde teknik personele yardımcı olması için davacının çalıştırılmasının ise 30/05/2013 tarihli İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile uygun bulunduğu dikkate alındığında, davacının çalıştırma kararı alınmamışken cezaevinin elektrik işlerinde çalıştırılmaya başlandığı, diğer yandan davacının üzerinde bulunduğu üç ayaklı merdivendeyken dengesini kaybetmesini veya merdivenin kaymasını engelleyecek hiçbir tedbirin alınmadığı, kamu idarelerinin yapmakla yükümlü bulundukları kamu hizmetlerini gereği gibi ifa etmekle beraber bu hizmetin işleyişini sürekli olarak kontrol etmek ve hizmetin yürütülmesi sırasında gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu göz önüne alındığında, dava konusu olayın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğu; davacının sakatlığının kalıcı olup olmadığı, iş gücü kaybının bulunup bulunmadığı, iş gücü kaybı varsa hangi oranda olduğunun belirlenmesi amacıyla bilirkişiliğine başvurulan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca hazırlanan 25/03/2015 tarih ve 2039 sayılı raporda, davacının genel beden gücünden kayıp oranının %10.2 ve kalıcı olduğunun bildirildiği, iş gücü kaybı sebebiyle oluşan maddi zararın tespiti için hazırlanan 27/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda ise, davacının sürekli iş gücü kaybından kaynaklı zararının 57.375,97 TL olduğunun tespit edildiği ve anılan bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek nitelikte görüldüğü, ayrıca davacıların yaralanma olayı nedeniyle duydukları elem ve üzüntünün karşılığı olan manevi zararların da davalı idarece karşılanması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, … için 57.375,97 TL maddi, 5.000,00 TL manevi, … için 500,00 TL manevi tazminatın davalı idarece davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemleri yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, hükümlü …’ın mevzuata uygun olarak alınan İdare ve Gözlem Kurulu kararı ile kurum içi hizmetlerde çalıştırılmasına karar verildiği ve aynı gün çalıştırılmaya başlandığı, kaza olayının olduğu yerde hükümlünün kurum personeli Ü.Ş.’nin gözetimi ve denetimi altında çalıştığı ve dikkatli olması konusunda uyarıldığı, yüksekliği 3 metreden fazla olan, düşme ve kayma tehlikesi bulunan yerlerde emniyet kemeri ile çalışılmasının zorunluluk olması karşısında kaza olayının gerçekleştiği yerde yapılan çalışmada yüksekliğin 3 metreyi bulmadığı, olayla ilgili yapılan araştırma sonucunda yaşanan kazanın hükümlünün kendi dikkatsizliği sonucunda gerçekleştiğinin anlaşılması sebebiyle hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; hırsızlık, mala zarar verme, bina ve eklentileri altında muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından almış olduğu hapis cezaları neticesinde hükümlü olarak Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan davacılardan …’ın, adı geçen Kurumun İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının …tarih ve …sayılı kararıyla Kurumun elektriğe ilişkin iç hizmetlerinde çalıştırılmasının uygun bulunduğu, davacı hükümlünün söz konusu karar tarihi olan 30/05/2013 tarihinde saat 15.00-15.30 sıralarında Kurumun ana koridor girişi A Blok bahçe hizasına tavan vantilatörü montajı için Kurum teknisyenine yardım ederken dengesinin bozulması sonucu üç ayaklı merdivenden düşerek cama çarpması neticesinde kolunun bilek kısmından yaralandığı, olay günü alınan ifadesinde, 2013 yılının başlarından itibaren Kurumun elektrik teknisyeninin yanında çalışmaya başladığını belirttiği, olay sonrası hastaneye kaldırılarak tedavi gören …’ın sağ el parmaklarını kalıcı olarak kullanamaması sebebiyle sürekli iş gücü kaybına uğradığı ve yaşanan kazada davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 27/08/2013 tarihinde davacılar tarafından Adalet Bakanlığına yapılan başvuru ile tazminat talebinde bulunulduğu, anılan başvurunun …tarih ve …sayılı işlemle reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, başka bir ifadeyle zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne Yönelik Kısmının İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenen manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Davacılardan …’ın yaralanarak %10.2 oranında kalıcı iş gücü kaybına uğradığı kazada idarenin hizmet kusurunun bulunması sebebiyle uğramış olduğu iş gücü kaybı zararının hesaplanması amacıyla Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan raporda, maddi tazminat hesabı yapılırken …’ın cezaevinde hükümlü bulunması nedeniyle şartlı tahliye olacağı 28/04/2020 tarihi dikkate alınarak hesaplama yapılmış ise de, maddi tazminat hesabı yapılırken şartlı tahliye tarihinin değil, bihakkın tahliyenin gerçekleşeceği tarihin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Bu durumda; yukarıda ifade edilen eksikliğin karşılanması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınması suretiyle maddi tazminat tutarının hak ederek tahliye olunacak tarihin kıstas alınarak yeniden hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı temyize konu kararın maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. …. İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyize konu edilen, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren on beş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.