Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2019/15125 E. , 2021/7371 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/15125
Karar No : 2021/7371
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- … Turizm Seyahat İnş. Otomotiv Pet. Taş. Tem. Yemek Güvenlik Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLLERİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Afyonkarahisar İli, Bolvadin İlçesi, … Mahallesi, … (eski …) ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca düzenlenen 20/03/2014 ve 06/04/2014 tarihli yapı tatil tutanaklarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 29/05/2018 tarih ve E:2015/831, K:2018/4119 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararda; dava konusu yapı tatil tutanakları tanzim edildikten sonra uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda imar planı tadilatı yapılarak davalı idarece tutanakların iptal edildiği ve sonrasında anılan yapı için … tarih ve … sayılı yapı kullanma izin belgesinin verildiği, bu suretle bakılan davanın konusunun kalmadığı sonucuna varılarak davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca davanın açılmasına idarelerinin sebebiyet vermediğinden bahisle Mahkeme kararında idareleri aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen karar hukuk ve usule uygun olduğundan, davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının esası yönünden onanması, davalı belediye aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Afyonkarahisar İli, Bolvadin İlçesi, … Mahallesi, …(eski …) ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde ön bahçe ve yol çekme mesafelerinin ihlal edilmek suretiyle ruhsat ve eki mimari projesine aykırı olarak inşaat yapıldığı hususunun tespit edilerek Bolvadin Belediyesince 20/03/2014 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir. Daha sonra, aynı yapıda belediye görevlilerince yapılan kontrolde inşaatın devam ettiği hususu tespit edilerek 06/04/2014 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir. Bunun üzerine, anılan tutanakların iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. Dava devam etmekteyken, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda belediyece imar planı tadilatı yapılmış, sonrasında tutanaklar iptal edilerek ruhsat ve eki mimari projesine aykırı yapı için … tarih ve … sayılı yapı kullanma izin belgesi verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davanın konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Mahkeme kararının davalı idare aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmında ise:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanununun 31/1. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinin (ğ) bendinde vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış, 326. maddesinin 1. fıkrasında, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 2. fıkrasında da, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı, 331. maddesinde ise; davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ederek hüküm altına alacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Avukatlık Ücreti” başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında ise; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. 02/01/2019 günlü, 30643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6. maddesinde; anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Bolvadin Belediyesince, davacılara ait taşınmaz üzerinde ön bahçe ve yol çekme mesafelerinin ihlal edilmek suretiyle ruhsat ve eki mimari projesine aykırı olarak inşaat yapıldığı hususu tespit edilerek 20/03/2014 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlendiği, sonrasında aynı yapının kontrolünde inşaattaki aykırılıkların devam ettiğinin düzenlenen 06/04/2014 tarihli yapı tatil tutanağı tespit edildiği, bunun üzerine davacı tarafından anılan tutanakların iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dava devam etmekteyken, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda belediyece imar planı tadilatı yapılmasının akabinde dava konusu tutanakların iptal edilerek ruhsat ve eki mimari projesine aykırı yapı için davacıya yapı kullanma izin belgesi verildiği, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında ise; idarenin davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 464,50-TL yargılama giderinin ve
Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca takdir olunan 1.362,00-TL vekâlet ücretinin davalı belediyeden alınarak davacılara verilmesine, karar düzeltme kanun yolu aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 128,80-TL yargılama giderinin de davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda aktarılan Kanun hükümleri uyarınca, davanın konusuz kalması nedeniyle, esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan durumlarda, yargılama giderlerine ve bu giderler arasında sayılan vekalet ücretine davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre hükmedilmesi gerekmektedir.
Olayda; her ne kadar İdare Mahkemesince dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verilerek davanın açılmasına idarenin sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı idare aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmiş ise de, dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte uyuşmazlığa konu ruhsat ve projesine aykırı inşaat için düzenlenen bir ruhsatın dosyada bulunmadığı, İmar Kanunu hükümleri uyarınca davalı idarenin ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıların denetimi yükümlülüğü kapsamında dava konusu işlemleri tesis ettiği, ilerleyen süreçte ise imar planı değişikliği neticesinde yapı tatil tutanakları iptal edilerek davacılara yapı kullanma izin belgesi verildiği anlaşıldığından, Mahkeme kararının aksine davanın açılmasına davalı belediyenin sebebiyet vermediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; dava konusu yapı tatil tutanaklarının düzenlendiği tarihte ruhsat ve projesine aykırı inşaat yapıldığı hususu açık olduğundan, idarenin denetim yetki ve sorumluluğu çerçevesinde tesis ettiği işlemlerin iptali için açılan ve davalı idarenin açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan uyuşmazlıkta, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde ve aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde usule uygunluk, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin; davanın esasına ilişkin kısmının reddine, aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının ise kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının esasına ilişkin kısmının ONANMASINA, davalı idare aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 31/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.