Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/22502 E. 2015/14100 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22502
KARAR NO : 2015/14100
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

Tebliğname No : 12 – 2014/96536
Mahkemesi : İnebolu Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 28/01/2014
Numarası : 2013/180 – 2014/10
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan bir soruşturmaya esas olmak üzere, olay tarihi olan 26.06.2007 günü sanığın aracında aramanın yapıldığı ve temyiz incelemesi dışında başka bir suça ilişkin suç eşyaları haricinde, demir haç, pirinç kama, bronz iğne ve yüzük gibi objeler ile sikkelerden oluşan eserlerin ele geçirildiği, sanığın verdiği ifadelerinde bu eserlerin 20 yıl kadar önce ölen dedesinden kaldığını, kendisinin muhafaza ettiğini beyan ettiği, 11.12.2009 tarihli bilirkişi heyeti raporundan anlaşılacağı üzere, 10 adet kurşun cüruf parçası ile 12 adet bronz metal parçası dışındaki eserlerin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli kültür varlıkları olduğu, bu tespitler üzerine sanık hakkında soruşturmaya başlandığı ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan davanın açıldığı, sanık beyanları, bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamından, sanığın korunması gerekli kültür varlıklarını izinsiz olarak bulundurduğu ve eylemlerinin sabit olduğu, davaya konu eserlerin sanık tarafından ticari maksatla satın alındığına, kabul edildiğine ve satışa arz edildiğine dair dosyada somut ve kesin bir delil bulunmadığı, bu bakımdan sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70/1. maddesinde düzenlenen “kültür varlığını izinsiz bulundurma” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, sanığın bu suçtan cezalandırılması gerekirken 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçundan cezalandırılması,
2- 11.12.2009 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu eserler içerisindeki 1 adet pirinç kamanın etnografik eser konumunda olduğu ve bu nedenle yurt dışına çıkartılmasının yasak, ancak yurt içerisinde alım satımının serbest olduğu belirtilmiş, mahkemece de bahse konu eserin, 2863 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyerek sahibine iadesine karar verilmiş ise de; 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesinde, korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıkları arasında sayılan etnografik nitelikteki kültür varlıklarının serbestçe bulundurulamayacağı, aynı Kanunun 25/1. maddesi uyarınca, tasnif ve tescile tabi tutulan korunması gerekli etnografik nitelikteki kültür varlıklarından müzelere alınması gerekli görülmeyenler ile bu nitelikte olup da sahiplerince müzelere satılmak istenmeyen taşınır kültür varlıklarının “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” düzenlenerek sahiplerine iade edileceği, başka bir deyişle suça konu eserin etnografik nitelikte kültür varlığı olmasının, bu varlığın serbestçe bulundurulabileceği anlamına gelmediği, somut durumda suça konu eserin 2863 sayılı Kanunun 23/a maddesi uyarınca tasnif ve tescile tabi, etnografik nitelikte bulunması ve sanığın “tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlığı belgesi” olduğuna dair bir savunmasının da mevcut olmaması karşısında, sanıktan ele geçirilen eserlerden 1 adet etnografik değerdeki eserin, 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca müzeye teslimine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, sanığa iadesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı tutularak, mahkumiyete ilişkin hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.