Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12538 E. 2015/29618 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12538
KARAR NO : 2015/29618
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay 15 Ceza Dairesi’nin 17/09/2014 tarihli 2013/737 esas, 2014/14921 karar sayılı bozma ilamı üzerine, mahkeme tarafından bozma kararına uyulup uyulmadığı konusunda karar verilmeksizin, bozma ilamında belirtilenin aksine doğrudan eski hükümde belirtilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan hüküm kurulduğu ancak, direnme kararı da vermeyen mahkemenin adli para cezasını bozma kararı doğrultusunda asgari hadden tayin etmesi ve gerekçeli kararında bozma ilamı doğrultusunda eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak belirlendiğinin yazılması karşısında, eylemli olarak bozma kararına uyulduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan ….. Anonim Şirketinde güvenlik görevlisi olarak çalışan sanığın, firmaya ait şirket markerini yetkililerin haberi ve rızası olmaksızın temyiz dışı sanık …….’ya vermek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Yargıtay 15 Ceza Dairesi’nin 17/09/2014 tarihli 2013/737 esas, 2014/14921 karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği şekilde; sanığın katılan firmada güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, suç konusu markerin hizmet ilişkisi gereği kendisine tevdi ve teslim edilen eşya niteliğinde olmaması ve zilyetlik devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle, sanığın zilyetliğine sahip olmadığı şirket markerini katılanın bilgisi ve rızası dışında temyiz dışı sanık …..’ya vermek şeklinde gerçekleşen eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, suç vasfının tayininde hataya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.