YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2232
KARAR NO : 2015/3630
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/610-2013/1154
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için girişilen tahliye talepli icra takibine vaki itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın kısmen iptaline,tahliye talebinin kabulüne,davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kira alacağının tahsiline yönelik başlattıkları tahliye talepli icra takibine davalı borçlunun haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 9.775 TL asıl alacak, 4.138,08 TL işlemiş faiz yönünden devamına,davalıların kiralanan taşınmazdan tahliyesine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tahliyeye yönelik tüm ,alacağa yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince ; Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 28.09.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Sözleşmenin 1. maddesinde,vadesinde ödenmeyen kira bedellerine hiçbir ihtara gerek kalmaksızın %10 gecikme bedeli ödeneceği öngörülmüştür. Davacı davada bu düzenlemeye dayanarak aylık %10 oranında işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 18.02.2004 tarih ve 2004/10-104 Esas, 2004/94 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde gecikme zammı nitelik itibariyle temerrüd faizidir.
1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; “Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi Kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir.”6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; “TBK.nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken yukarıda açıklanan Kanun hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde temerrüt faizi konusunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
3- Davacı vekilinin alacağa ve icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince;28.09.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmede yıllık kira parası 8.500,00 TL olarak belirlenmiş,02.10.2009 tarihinde 2.100,00 TL, 02.11.2009 tarihinde 3.000,00 TL ,02.12.2009 tarihinde 3.400,00 TL ödeneceği düzenlenmiştir.Sözleşmenin 3. maddesinde yenilenecek olan kira sözleşmelerinde kira bedellerinin bir önceki kira sözleşmesinde belirlenen kira bedeline yıllık %15 oranından aşağı olmamak üzere artış yapılarak günün ekonomik şartlarına göre belirleneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklı 28.09.2011 dönemi kira bedelinin tahsili amacıyla 09.03.2012 tarihinde icra takibi başlatarak 11.241,75,00 TL’nın tahsilini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu ile 28.09.2009 dönemi için taraflarca sözleşmede kararlaştırılan bedele artış hükmü uygulanarak ödenmesi gereken kira parası tespit edilmiştir.Takip konusu dönem dikkate alındığında 28.09.2010 dönemi kira parasına sözleşmede belirlenen artış hükmü uygulanarak 28.09.2011 dönemi ödenmesi gereken kira parası belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile itirazın kısmen iptaline karar verilmesi doğru değildir.Öte yandan İİK.nun 67. maddesine göre borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesinin kabulü halinde borçlu, diğer tarafın talebi üzerine takip tarihi itibariyle yüzde kırktan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerekir. Kira sözleşmesinde yer alan artış hükmü dikkate alındığında alacağın likit olmasına ve davacının da talebi bulunduğuna göre davacı lehine kabul edilen asıl alacak üzerinden yüzde kırktan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde tazminat talebinin reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün tahliyeye ilişkin bölümünün ONANMASINA, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün alacağa ilişkin bölümünün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 13/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.