Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/14192 E. 2015/16728 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14192
KARAR NO : 2015/16728
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

MAHKEMESİ : ANTALYA 5. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/05/2014
NUMARASI : 2012/1099-2014/428

Taraflar arasında görülen eşya alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların, Ceyhan Aile Mahkemesinin 2010/125-E. 2010/644-K. Sayılı ilamıyla boşandıklarını; dava devam ederken davalının müşterek konutu boşaltarak ayrı bir eve taşındığını ve müvekkili davacıya ait şahsi eşyaları da beraberinde götürdüğünü; ayrıca, düğün sırasında taraflara takılan 15.000,00 TL tutarındaki ziynet eşyası ile 5.000,00 TL tutarındaki nakit paranın da davalı tarafça müvekkiline teslim edilmediğini belirterek; müvekkiline ait olan ve Antalya 3. Aile Mahkemesinin 2011/118-D.iş sayılı tespit dosyası ile belirlenen eşyalar ile düğünde taraflara takılan ziynet eşyası ve nakit paranın müvekkiline aynen iadesine; bu mümkün olmadığı takdirde ise, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, eşyaların toplam bedeli olan 23.085,00 TL’nin (çeyiz eşyaları 3.085 TL, ziynet eşyaları 15.000 TL, nakit para 5.000 TL) boşanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; öncelikle Ceyhan Aile Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ve davanın bir yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, davacının talep ettiği çeyiz eşyalarının aynen muhafaza edildiğini ve davacının istediği zaman bu eşyaları alabileceğini; ziynet eşyalarının kendisinde bulunduğuna yönelik iddiaların ise, tamamen asılsız olduğunu savunarak; davanın öncelikle usulden, aksi takdirde ise esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile,
-“Karar gerekçesinde gösterilen” altınların aynen iadesine, aynen iade edilmediği takdirde taleple bağlı kalınarak 15.000,00 TL altın bedeli alacağının dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-“Karar gerekçesinde gösterilen” ev eşyalarının aynen iadesine, aynen iade edilmediği takdirde taleple bağlı kalınarak 3.025,00 TL ev eşyası bedelinin alacağının dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
– Davacıya takılan paraların iadesine yönelik talebinin reddine,
karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HMK. 297. Maddesi (HUMK. md. 388) gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüde yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir.
Hükümde öncelikle davacıya aynen iadesine karar verilen eşyaların tür ve nitelikleri de açıklanmak sureti ile tek tek yazılması gerekirken, mahkemece bu husus göz ardı edilerek, “gerekçede sayılan” eşyaların davacıya aynen iadesine şeklinde infazı mümkün olmayan bir karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.