YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1375
KARAR NO : 2015/13898
KARAR TARİHİ : 24.12.2015
MAHKEMESİ :……ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2011/169-2013/464
Taraflar arasında görülen davada……Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2011/169-2013/464 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 22/12/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. S.. Ç.., davalı B.. C.. vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevcut muvafakate ve sözlü franchise sözleşmesine binaen işlettiği İskenderun Restoranının, marka kullanım izni olmaksızın faaliyette bulunduğu iddiası ve taraflar arasında sözleşmeye rağmen mal sevkiyatının kesilmesi sebebiyle faaliyetinin durdurulması süreci ve sonrasında yaşanan olaylar nedeniyle davacının ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek, 100.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin, marka hakkının usulsüz kullanıldığı iddiası ile davacı şirket ortağı olan H şikayet ettiği, H beraat etmesi üzerine manevi tazminat isteminde bulunduğu ve davasının kabul edilerek H lehine, davalılar aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, işbu davanın davacısı olan tüzel kişilik hakkında doğrudan doğruya bir isnatta bulunulmadığı, davacı tüzel kişinin kişilik haklarına doğrudan bir saldırıdan bahsedilemeyeceği, böyle bir saldırının varlığından bahsedilse dahi davacının davasını süresinde açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
…/…
2-Ancak, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminat davalarının tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmemiş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın HUMK’nın 438/7. madde ve fıkrası uyarınca düzeltilmesi yeniden yargılamaya gereksinim göstermediğinden, kararın bu nedenle aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 4 ncü bendindeki “ …10.050,00 TL nispi ücreti vekaletin…” ibaresi çıkartılarak, yerine, “…1.320,00 TL maktu ücreti vekaletin” ibaresinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.