YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8040
KARAR NO : 2015/3606
KARAR TARİHİ : 13.04.2015
MAHKEMESİ : İstanbul(Kapatılan) 47. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2014
NUMARASI : 2013/50-2014/102
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira borcu nedeniyle verilen senetten doğan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, 03.09.2012 tarihinde açtığı dava ile davacı ile dava dışı T… Ç… arasında 30.12.2006 tarihli, bir yıl süreli, aylık 3.000 TL bedelli araç kiralama sözleşmesi bulunduğunu, kiracı Tercan’ın kira bedellerini ödeyememesi üzerine davalı kardeşi Özgür’ün 10.11.2007 düzenleme, 30.06.2008 vade tarihli 20.000 TL bedelli bonoyu davacıya verdiğini, borcun kaynağının taksi plakası kira sözleşmesinden kaynaklanıp, davalının kiracı olan kardeşinin kira borçlarını ödeyemediğinden kira borçlarını kendisi yüklenerek davaya konu senedi verdiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını istemiş, davalı senet üzerinde malen kaydı bulunduğunu, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacının, kira borcunun davalı yanca devralındığına dair belge sunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. HMK’nın 4. maddesinde ” Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları görürler ” düzenlemesiyle sulh hukuk mahkemelerinin görevi belirlenmiş, yine aynı kanunun 1. maddesinde ” Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir ” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda belirtildiği, mahkemenin de gerekçesinde yazdığı üzere davacı alacaklı takibe konu senedin kira borcuna karşılık verildiğini iddia etmekte olup bu iddiasını da değiştirmiştir değildir. İddianın ispat edilip edilmemesi görevli mahkemenin belirlenmesinde sonuca etkili değildir. Bu durumda görev kurallarının yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağı, görevli mahkemenin de sulh hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasının incelenerek karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.04.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi