Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/19181 E. 2015/13312 K. 10.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19181
KARAR NO : 2015/13312
KARAR TARİHİ : 10.12.2015

MAHKEMESİ : ……ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/03/2013
NUMARASI : 2012/82-2013/288

Taraflar arasında görülen davada ……. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/03/2013 tarih ve 2012/82-2013/288 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08/12/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av.İ.. O.. ile davalı vekili Av.M.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili M.. N.., dava dışı Manfred Schönber, dava dışı Walter Friedrich Zang ile davalı E.. B.. nın Lycian Coast İnvestment İnşaat Taahhüt Emlak Turizm ve Tic. Ltd. Şti ‘nin ortakları olduğunu, her bir ortağın şirkette %25 oranında pay sahibi olduklarını, kuruluş ana sözleşme ile ilk 20 yıl için tüm ortakların şirket müdürü olarak atandığını, en az iki müdürün müşterek atacakları imzaları ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındıklarını, şirket kurulduktan sonra yatırım amaçlı arsa arayışına başlandığını, Kaş İlçesi … köyündeki 10.228,99m2 tarla vasfındaki arsanın şirket adına satın alınmasına karar verildiğini, talep edilen satış bedelinin 960.600,00 TL olduğunun diğer ortaklara bildirildiğini, şirket sermayesi gayrimenkulü satın almaya yeterli olmadığından her bir ortağın şirketteki hissesi oranında gayrimenkulün alımını finanse etmesinin sözlü olarak kararlaştırıldığını, bu doğrultuda müvekkili M.. N.. tarafından .. A.Ş Antalya Şubesindeki hesabından Türk ortak E.. B..’nın şahsi hesabına, kendisi ve diğer Alman ortaklar adına satış bedelinin 3/4 ü olmak üzere 14.08/2007 tarihinde 350.000,00 TL ve 21/08/2007 tarihinde 370.450,00 TL toplam 720.450,00 TL EFT yoluyla transfer edildiğini, ancak tapu senedinde satış bedelinin 150.000 TL olarak belirtilmiş olduğunu, bu nedenle haksız 607.950,00 TL fazladan tahsil edildiğini ileri sürerek, anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre davalının şahsi hesabına 14/08/2007 tarihinde 350.000 TL, 21/08/2007 tarihinde ise 370.450,00 TL olmak üzere toplam 720.450,00 TL EFT yolu ile para transferi yapıldığı, dava konusu istemin kaynağını oluşturan taşınmaz satımında tapuda belirtilen bedel ile şirket ortaklarından talep edilen bedel arasındaki farkın davalı tarafından haksız iktisap edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiş, mahkemece daha 12.08.2014 tarihli ek kararı ile eksik harcın bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz başvurusu temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, bu karar da davacı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
1-Nispi harca tabi davaların kabulüne ilişkin kararların temyiz halinde mahkemece hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi karar ve ilam harcının dörtte birinin peşin olarak alınması gerekmesi karşısında davacı vekilinin 12.08.2014 tarihli mahkemenin ek kararına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan anılan ek kararın onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Dava, şirket ortaklığı ve doğrudan zarar kapsamında taşınmaz alımı amacıyla davalıya ödenen bir kısım paranın istirdatı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki temel uyuşmazlık tarafların ortağı olduğu şirkete davalı müdür tarafından 21.08.2007 tarihinde satın alınan taşınmazın piyasa değerinin 960.600-TL mi yoksa tapuda yazılı olduğu şekilde 150.000- TL. mi olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, salt tapu kaydındaki yazılı miktara itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi edilmiştir.
Oysa, mahkemece davaya konu edilen taşınmazın tarafların ortağı olduğu dava dışı şirkete davalı tarafından alış tarihindeki piyasa değeri gerektiğinde keşif yapılarak bilirkişi kurulu marifeti ile kuşkuya yer bırakmaksızın denetime elverişli bir şekilde belirlenmek, ceza soruşturmasının akıbeti de araştırılmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönlerden yanılgılı değerlendirmeye ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin 12.08.2014 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan anılan EK KARARIN ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.