YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7756
KARAR NO : 2015/3693
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ : Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/04/2014
NUMARASI : 2013/204-2014/238
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 2011 yılı kira bedelinin KDV’si ile Marmaris Vergi Dairesi tarafından davacı-kiralayana tahakkuk ettirilen gecikme zammı ve su tüketim bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kiracının kira sözleşmesinde belirtilmesine rağmen 2011 yılı kira bedelinin KDV’si 37.135,54 TL ile KDV’nin geç ödenmesi nedeniyle Marmaris Vergi Dairesi tarafından davacı kiralayana tahakkuk ettirilen 7.553,13 TL gecikme zammı ve su tüketim bedeli 17.795,67 TL’nin tahsilini istemiştir. Davalı 2009 ve 2010 yılları kira bedellerinin ödenmesi sırasında KDV talep edilmediğini ve KDV yükümlüsünün davacı olduğunu, 3.500 TL’lik su tüketim bedelini kabul ettiğini kalan su borcunun ise 15.09.2011 tarihli usulsüz su kullanımı cezasından kaynaklandığını, kendilerinin kaçak su kullanmadığı gibi, kaçak olarak açıldığı belirtilen su kuyusunun kendilerince açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 37.135,54 TL KDV bedeli, 7.553,13 TL KDV nedeni ile gecikme zammı ve 17.795,67 TL su bedeli olmak üzere toplam 62.484,34 TL’nin tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin hüküm altına alınan KDV’nin gecikme zammına ilişkin temyiz itirazlarının incelenemesinde ;
Gelir Vergisi Kanununun 70/2.maddesi gereğince ticari veya zirai bir işletmeye dahil olan mal ve hakların kiraya verilmesinde Katma Değer Vergisi söz konusu olmaktadır. Gelir Vergisi Kanununun 70.maddesi, işyeri kiralama işlemi nedeniyle, gayrimenkul sermaye iradı elde edilen hallerde, kazançların vergilendirilmesinde stopaj usulunü getirmiştir. Stopaj, kira bedelinden yasada belirtilen orandaki miktarın, kiracı tarafından kiralayan adına Vergi Dairesine ödenmesi gereken meblağdır. Stopajda yükümlü kiralayan, sorumlu ise kiracıdır. Somut olayda olduğu gibi iki tarafın da ticari şirket olması halinde ödenmesi gerekli Katma Değer vergisinin mükellefi ve sorumlusu ise kiralananın maliki olacaktır.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 05.02.2011 başlangıç ve 31.12.2013 bitiş tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede yıllık kira bedelinin 105.000 EURO+KDV olarak belirlendiği görülmektedir. Davacı her ne kadar Marmaris Vergi Dairesince KDV’nin geç ödenmesi nedeniyle talep edilen 7.553,13 TL gecikme zammının tahsilini istemiş ise de KDV yükümlüsü ve sorumlusunun davacı kiralayan olduğu bu nedenle KDV’nin geç ödenmesinden kaynaklı vergi dairesince talep edilen gecikme cezasından davalının sorumlu olmayacağı gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
3- Davalı vekilinin ödenmeyen kaçak su bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
M…-B… tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen 15.09.2011 tarihli usulsüz su kullanımına ilişkin tutanağa göre kiralanan otelde belirsiz, abonesi olmayan başka bir artezyen hattının olduğundan 22.06.2011 tarihli encümen kararına dayanılarak 11.340 TL kaçak su kullanımdan kaynaklı ceza kesildiği görülmektedir. Davalı tarafından tutanakta bahsi geçen artezyen kuyusunun otelin yapımı sırasında yapılmış olabileceği ve bu hattan kendilerinin haberi olmadığından cezadan da sorumlu olmamaları gerektiğini savunmasına rağmen, mahkemece bu hususta hiçbir araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda mahkemenin davalının itirazları karşılayacak şekilde keşif ve bilirkişi incelemesi yaparak kaçak su bedelinden kimin sorumlu olması gerektiği üzerinde durarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.