Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/13948 E. 2015/30090 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13948
KARAR NO : 2015/30090
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık K.. D..’un, temyiz isteminin reddine karar verilen sanık …… ile fikir ve eylem birliği içerisinde internet üzerinden büyükbaş hayvan satışı ilanı veren müşteki M.. Y..’ı arayıp hayvanları almak istediklerini, karşılığında internette ilanı bulunan, başkası adına tescilli ancak kendilerine ait olan aracı vermek istediklerini tescilini sağlayacaklarını söyleyip, kısa süre önce sahte çek ile satın aldıkları araca ilişkin müştekinin verdiği ilana ait ilan numarasını verip aracın özelliklerine göre cazip bir fiyatta söyleyerek müştekinin bu takası kabul etmesini sağladıkları araçla müştekinin ikametgahına gelerek sahte çekle aldıkları adlarına tescili bulunmayan ve fiyatını 14000 TL olarak belirledikleri aracı müştekiye teslim edip, aracı müştekinin adresinde bırakarak, müştekiden 15.000 TL değerindeki üç adet büyükbaş hayvanı teslim alıp müştekiye önce kendilerinin ruhsatı kargoyla göndereceğini söyleyip müştekinin kabul etmemesi üzerine aracın müşteki adına tescilini sağlayacakları hilesiyle müştekiye araç kiralatıp hayvanları Yükleyerek birlikte Finike’ye geldikleri hayvanları sanık K.. D..’un bir yakının ahırına bıraktırdıktan sonra, sanık K.. D..’un ben ruhsat sahibini alıp geleyim ruhsat işlerini halledeyim diyerek uzaklaştığı bir süre sonra diğer sanığında uzaklaştığı bir daha ulaşılamadıkları olayda,
Sanıkların, müştekinin satışa çıkardığı hayvanlara karşı, kendilerinde bulunan aracı takas etmeyi önerip müştekinin aracın özelliklerini görmesi için verdikleri internet ilanı numarasının sanıkların söz konusu aracı sahte çek ile haricen satın aldıkları aracın gerçek sahibi olan ve sanıkların başka bir dolandırıcılık eyleminin mağduru olan şahıs tarafından verilmiş ve aracın gerçek özelliklerinin belirtildiği gerçek ilan olup ilanda her hangibir hile bulunmadığı ve ilanın sanıklar tarafından verilmediği, sanıkların somut olaydaki hilelerinin adlarına tescilli olmayan ve sahte çek vermek suretiyle haricen almaları nedeniyle aracın gerçek sahibi tarafından geri alınabilecek olan otoyu aldıkları hayvanlar karşılığında müştekiye vermekten ibaret olduğunun anlaşılması karşısında, sanık K.. D..’un eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde öngörülen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 15.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.