Danıştay Kararı 13. Daire 2020/3622 E. 2021/1937 K. 27.05.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/3622 E.  ,  2021/1937 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3622
Karar No:2021/1937

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İşletmeleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:.., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisinde kurulu otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden ve bayisine gerçekleştirdiği akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlediği 2015 yılına ait bazı sevk irsaliyelerinde bayilik lisansı sahibinin lisans numarasına yer vermediğinden bahisle toplam 1.947.149,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, … tarih ve … bayilik lisansı numarası ile … tarih ve … bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren … Petrolcülük Lojistik İnşaat Anonim Şirketi unvanlı iki ayrı bayisinde … tarihinde gerçekleştirilen denetimde, … bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren bayinin otomasyon sisteminin 24/01/2015 tarihinden itibaren çalışmadığının tespit edildiği, arızanın otomasyon sistemini kuran şirket tarafından giderildiği, anılan bayinin 01/01/2015 tarihinden 27/01/2015 tarihine kadar yaptığı satışlar otomasyon sistemi üzerinden incelendiğinde, 1.157 litre benzin ve 35.872 litre motorin olmak üzere toplam 37.029 litre akaryakıt satışı yapıldığı, görevlilere ibraz edilen satış fişlerinde ise toplam 34.162 litre akaryakıt satışı yapıldığı, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketten alınan yakıt miktarının kontrolünde ise bu süre zarfında toplam 27.337 litre akaryakıt alımının olduğunun faturalı irsaliyelerden tespit edildiği, temin edilen akaryakıta ilişkin olarak BAY/939-82/34292 bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren bayi ile ortak alım yapıldığının belirtildiği, bu kapsamda diğer bayinin satışları ile birlikte yapılan inceleme neticesinde toplam 27.377 litre akaryakıt alımı yapıldığı, buna karşılık 44.545 litre akaryakıt satışı olduğu ve 17.138 litre alım-satım farkının oluştuğunun tespit edildiği, otomasyon sistemini kuran şirket tarafından tanzim edilen 27/10/2015 tarihli teknik servis formunda, “Tanklarda 24/01/2015 tarihinden beri konvertör arızası nedeniyle iletişim kopmuştur. Bayi arıza kaydı oluşturmamıştır. Yapılan kontroller sırasında tespit edilmiştir… Tank otomasyonuna bağlı konvertör değiştirilip çalıştırılmıştır.” ifadelerine yer verildiği, ayrıca BAY/939-82/34238 bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren bayi tarafından 28/01/2015 tarihli bir yazı ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü’ne sunulan bilgi ve belgelerden, 01/01/2015 – 27/01/2015 tarihinde toplam 31.351 litre motorin ile 1.011 litre benzin alımının gerçekleştirildiğinin, motorin için dönem başı stok miktarının ise 2.427 litre olduğu, istasyon otomasyon sisteminin arızalı olduğu 24/01/2015 tarihinden arızanın giderildiği 27/01/2015 tarihine kadar yakıt satımına devam edildiğinin anlaşıldığı; öte yandan, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, … Petrolcülük Lojistik İnşaat Anonim Şirketi unvanlı bayilerine düzenlenmiş sevk irsaliyelerinde yalnızca, … Mahallesi … Caddesi No:… adresi ile vergi kimlik numarası bilgisine yer verildiği, muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer verilmediğinin tespit edildiği;
Bu durumda, yukarıda açıklanan tespitler çerçevesinde, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayisinde kurulu ototmasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği ve bayisine gerçekleştirdiği akaryakıt satışlarına ilişkin düzenlediği 2015 yılına ait bazı sevk irsaliyelerinde muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer vermediği anlaşıldığından, davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece soruşturma prosedürünün usulüne uygun yürütülmediği, şirketlerince bayi otomasyon sisteminin kurulumu ve bu sistemin denetimine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirildiği, davalı idarece soruşturma raporunda belirtilen hukuka aykırılıkların somut delillerle ortaya konulamadığı, otomasyon sistemine erişimim sağlanamadığı hususunda davalı idare tarafından herhangi bir geri bildirimde bulunulmadığı, mevzuatta öngörülen tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, ayrıca sevk irsaliyelerinde bayilik lisansı sahibinin lisans numarasına yer verilmesine ilişkin vergi mevzuatında herhangi bir kuralın bulunmadığı, varsayıma dayalı idarî para cezası verildiği, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olarak tesis edildiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından, sevk irsaliyelerinde muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer verilmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca tesis edilen Kurul kararı yönünden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması; temyiz isteminin kısmen reddi ile davacı şirketin, bayilerinde kurulu otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca tesis edilen Kurul kararı yönünden Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, BAY/… ve BAY/… bayilik lisansı numaraları ile faaliyet gösteren … Petrolcülük Lojistik İnşaat Anonim Şirketi unvanlı bayilerinde 27/01/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, bayilerinde kurulu otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemesi suretiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 7. maddesinin altıncı fıkrası ve 1240 sayılı Kurul Kararı’nın 4. maddesinin birinci fıkrası ile aynı fıkranın (a) ve (d) bentleri (1240 sayılı Kurul Kararı’nın mülga 4. maddesinin birinci fıkrası ile mülga 5. maddesinin onbirinci fıkrası) ve anılan Kurul Kararı’nın 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine (1240 sayılı Kurul Kararı’nın mülga 4. maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi) aykırı hareket edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, her bir bayi için ayrı ayrı olmak üzere (972.717,00-TLx2) toplam 1.945.434,00-TL idarî para cezası verilmesine; öte yandan, sevk irsaliyelerinde muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer verilmemesi suretiyle 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 18. maddesinin birinci, ikinci ve son fıkralarına aykırı hareket edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 1.715,00-TL olmak üzere toplam 1.947.149,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin 26/07/2018 tarih ve 7983-30 sayılı Kurul kararı alınmıştır.
Dairemizin 09/02/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden, “Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, BAY/939-82/34238 bayilik lisansı numarası ve BAY/939-82/34292 bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren … Petrolcülük Lojistik İnşaat Anonim Şirketi unvanlı bayilerinde 27/01/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetim neticesinde ilgili bayiler hakkında işlem tesis edilip edilmediğinin, eğer tesis edilmiş bir işlem var ise bu işleme karşı dava açılıp açılmadığının sorularak bu hususa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine” karar verilmesi üzerine, davalı idarece, 15/03/2021 tarih ve 43587 sayılı cevabî yazı ile verilen cevapta, BAY/… bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren bayinin akaryakıt istasyonunda 27/01/2015 tarihinde gerçekleştirilen denetime ve istasyon otomasyon sistemi verisine göre anılan bayi tarafından, otomasyon sisteminin arızalı olduğu dönemlerde akaryakıt hareketine konu eylem (satış, dolum) gerçekleştirildiğinin ve 01-27/01/2015 tarihleri arasında dağıtıcı dışında akaryakıt ikmalinde bulunulduğunun tespit edilmesi nedeniyle, 26/07/2018 tarih ve 7983-28 sayılı Kurul kararı ile toplam 162.212,00-TL idarî para cezası verilmesine karar verildiği, söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle açılmış bir dava kaydına rastlanılmadığı; BAY/939-82/34292 bayilik lisansı numarası ile faaliyet gösteren bayi tarafından, 01-27/01/2015 tarihleri arasında dağıtıcı dışında akaryakıt ikmalinde bulunulduğunun tespit edilmesi nedeniyle, 26/07/2018 tarih ve 7983-29 sayılı Kurul kararı ile toplam 80.106,00-TL idarî para cezası verilmesine karar verildiği, söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle açılmış bir dava kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 19. maddesinde idarî para cezaları, “İdarî yaptırımlar” başlıklı 20. maddesinde ise esas olarak piyasa faaliyetinin (geçici veya süresiz) durdurulması ve lisans iptali hususları düzenlenmiştir.
7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 33. maddesi ile, 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesi, “İdarî yaptırımlar; tedbirler, lisans iptalleri ve idarî para cezalarından oluşur. (…)
Bu Kanuna göre idarî yaptırımlar aşağıdaki usulde yürütülür:
a) Lisans sahibi kişiler hakkında bu Kanuna, ikincil mevzuata veya lisans hükümlerine, Kurul kararlarına aykırı davranılması hâlinde; Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller için ilgilisine Kurum veya Kurumca yetkilendirilen kuruluşlar tarafından, otuz gün içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceği ihtar edilir. Verilen ihtar süresi sonunda mevzuata aykırı durumu devam ettirenlerin ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiilin tespit tarihinden itibaren iki yıl içerisinde tekrar edilmesi hâlinde ise ihtar işlemi uygulanmaksızın ilgili piyasa faaliyeti altmış gün süre ile geçici olarak durdurulur. Geçici durdurma süresince, tehlikeli eylemin veya kötüniyetin veya ürünlerde zarar oluşmasının önlenmesi ile faaliyetin durdurulmasına neden olan durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin faaliyetler dışında hiçbir piyasa faaliyeti yapılamaz. Geçici durdurma süresi sonunda da tespit edilen aykırılıklar giderilmezse, faaliyetin durdurulmasına devam edilerek soruşturma başlatılır ve gerekli idari yaptırımlar uygulanır. (…)” şeklinde değiştirilmiştir.
7164 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurulca idarî para cezası verilmemiş olan ve Kurul tarafından belirlenen niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller için, 20. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen ihtar yapıldıktan sonra sonucuna göre gerekirse idari soruşturma başlatılarak yaptırımlar uygulanır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce lisansı sonlandırılan veya iptal edilenler hakkında düzeltme imkânı bulunan fiiller için herhangi bir idari işlem tesis edilmez.” kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde, “Kabahat” deyiminin, Kanun’un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun’un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; “Zaman bakımından uygulama” başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır.
5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinde yer verilen kural kapsamında 14/03/2019 tarih ve 8487-3 sayılı Kurul kararı ile, “Malî belgelerde muhatabın lisans numarasının bulunmaması” niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, 26/07/2018 tarih ve 7983-30 sayılı Kurul kararının, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, bayilerinde kurulu otomasyon sistemi ile ilgili yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, her bir bayi için ayrı ayrı olmak üzere (972.717,00-TLx2) toplam 1.945.434,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usule ve hukuka uygun olup, davacı şirket tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının, 26/07/2018 tarih ve 7983-30 sayılı Kurul kararının, dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, sevk irsaliyelerinde muhatabın (bayilik lisansı sahibinin) lisans numarasına yer verilmediğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 1.715,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusun reddine ilişkin kısmının incelenmesi;
7164 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önce, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde idarî para cezaları, 20. maddesinde ise diğer yaptırımlar düzenlenmiş olup, idarî para cezalarının da idarî yaptırım oldukları hususunda tereddüt bulunmamakla birlikte, 5015 sayılı Kanun’da idarî para cezaları ile diğer yaptırımlar farklı usûl ve esaslara bağlanmıştır. Bu bağlamda 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, 15 günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi yönünde yapılması gereken ihbar, idarî para cezası verilebilmesinin ön şartı olarak belirtilmediği hâlde, idarî para cezası dışındaki idarî yaptırımları düzenleyen 20. maddesinin önceki metninde, lisans iptali için aykırılığın giderilmesi yönünde 15 günlük süre tanıyan ihbar yapılması zorunlu görülmüştür. Daha da önemlisi, ilgiliye verilen 15 günlük süre içerisinde aykırılıklar giderildiği takdirde piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına karar verilemeyeceği anlaşılmakla birlikte, söz konusu aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmiş olması idarî para cezası verilmesine engel değildir. Başka bir anlatımla, ilgilinin mevzuata aykırı fiili hem idarî yaptırım uygulanmasını hem de idarî para cezası verilmesini gerektiriyorsa, aykırılığın verilen süre içerisinde giderilmesi durumunda ilgilinin piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulması ve lisans iptali gibi yaptırımlar uygulanmayacak, ancak söz konusu mevzuata aykırılık nedeniyle idarî para cezası uygulanabilecektir.
Değişiklikten sonra ise, 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinde yapılan yeni düzenleme ile, idarî yaptırımlar sayılmış ve idarî para cezalarının da 20. maddedeki hükme tâbi olacağı belirtilmiştir.
Bu itibarla, 19. maddede yer verilen idarî para cezalarına ilişkin fiillerden Kurul tarafından belirlenen “niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olanlar” için otuz günlük süre içerisinde aykırılığın giderilmesi, aksi hâlde hakkında geçici durdurma yapılabileceğinin ihtar edileceğine ilişkin düzenlemenin, idarî para cezaları yönünden cezalandırılmadan önce mevzuata aykırı davranışta bulunan kişi veya kişilere söz konusu aykırılığın ortadan kaldırılması için tanınmış bir imkân olduğu, bu yönüyle ihtarın kişinin cezalandırılabilmesine ilişkin bir ön şart teşkil ettiği ve anılan Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenlerin önceki kanun döneminde doğrudan idarî para cezasına muhatap oldukları hâlde, söz konusu kanun değişikliğinden sonra aynı fiilleri işleyenlerin ihlâlin ortadan kaldırılması hususunda ihtar edilmelerinin öngörülmesi, böylelikle ihtar edilen kişilerin söz konusu ihlâli ortadan kaldırarak ceza almaktan kurtulabilmelerine imkân tanınması karşısında, ihtar müessesesinin maddî hukuka etkisinin bulunduğu ve lehe kanun kapsamında belirtilen fiilleri önceki kanun döneminde işleyenler yönünden de geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Diğer taraftan, 7164 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile 5015 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 6. maddenin birinci fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul’ca idarî para cezası verilmemiş olan ve niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri işleyenler için nasıl bir usûl izleneceği öngörülmüş; ikinci fıkrasında ise maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Kurul tarafından karara bağlanmış idarî para cezalarının tahsiline ilişkin kurallara yer verilmiştir.
Söz konusu Geçici maddede, niteliği itibarıyla düzeltme imkânı bulunan fiilleri kanun değişikliğinden önce işleyen ve haklarında idarî para cezası uygulanan kişiler yönünden ne gibi bir işlem yapılacağı açıklanmamış olmakla birlikte, yeni düzenlemede yer alan ihtar müessesesi lehe kanun niteliğinde olduğundan, yargı aşamasındaki idarî para cezaları ile ilgili olarak yargı yerleri tarafından lehe kanun hükümlerinin belirtilen kişiler hakkında da uygulanması gerektiği açıktır.

Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, 5015 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan “Malî belgelerde muhatabın lisans numarasının bulunmaması” fiili nedeniyle idarî para cezası verilmeden önce ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, lehe kanun hükmü dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, anılan kısım yönünden davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin altıncı fıkrasına aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca, her bir bayi için ayrı ayrı olmak üzere (972.717,00-TLx2) toplam …-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca ONANMASINA;
3. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca 1.715,00-TL idarî para cezası verilmesi yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA;
5. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 27/05/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.