DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2020/1058 E. , 2021/1059 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2020/1058
Karar No : 2021/1059
TEMYİZ EDENLER : 1- (Davacı): … Sendikası
VEKİLİ: Av. …
2- (Davalı): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 24/12/2019 tarih ve E:2017/467, K:2019/7437 sayılı kararının taraflarca, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin
1- “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin,
2- “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin,
3- “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için duyuru ve başvuru koşullarına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin,
4- ”Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. maddesinin,
iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti:Danıştay İkinci Dairesinin 24/12/2019 tarih ve E:2017/467, K:2019/7437 sayılı kararıyla;
1- Dava konusu Yönetmeliğin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemi yönünden;
Dava konusu Yönetmelik hakkında açılan başka bir davada; Dairelerinin 24/12/2019 tarih ve E:2016/13544, K:2019/7431 sayılı kararı ile maddede yer alan “Başvurunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu aylıktan kesme ya da daha üst ceza almamış olmak” ibaresinin iptaline karar verilmesi nedeniyle, aynı ibare yönünden yeniden karar verilmesine gerek bulunmadığı; öte yandan 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresinde ise, üst hukuk normlarına aykırılık görülmediği;
2- Dava konusu Yönetmeliğin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme ve “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istemi yönünden;
Anılan maddelerin, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumlarında öğretmenlik ve yöneticilik görevine aday olmak isteyecekleri haberdar edecek bir içeriğe sahip olmadığı için fırsat eşitliğini ortadan kaldırıp geniş katılımı engellediği, bu haliyle görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin seçimini ve dolayısıyla kamu hizmetinin iyi işlemesini zorlaştırıcı bir etkiye sahip olduğu anlaşıldığından, bu maddelerde duyuruya yer verilmemesi şeklindeki eksik düzenlemenin hukuka aykırı olduğu;
3-“Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için başvuru koşullarına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istemi yönünden;
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin 9. fıkrası kapsamı ve sınırları çerçevesinde, bu yasal düzenlemenin uygulanmasına yönelik olarak yapılan ikincil düzenlemede, proje okuluna yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel ve özel şartlara yer verildiği görüldüğünden, dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesi ile 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için başvuru koşullarına yer verilmemesi bakımından eksik düzenleme bulunmadığı;
4- Dava konusu Yönetmeliğin ”Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. maddesi yönünden;
06/07/2018 tarih ve 30470 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin 12. maddesi ile, dava konusu Yönetmeliğin Geçici 1. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle, karar tarihi itibarıyla mevcut olmayan Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle açılan davanın bu yönden konusuz kaldığı gerekçesiyle;
“Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendindeki “Başvurunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu aylıktan kesme ya da daha üst ceza almamış olmak” ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; aynı bentte yer alan “veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi yönünden ise davanın reddine; “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptaline; “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptaline; aynı maddelerde yönetici olarak görevlendirilecekler için başvuru koşullarına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme yönünden ise davanın reddine, “Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. madde yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi ile 9. ve 10. maddelerde yönetici olarak görevlendirilecekler için başvuru koşullarına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin hukuka aykırı olduğu, bu nedenle anılan kısımlar yönünden verilen ret kararı ile davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre işin esasının incelenmesi gerektiğinden geçici 1. madde yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu Yönetmelik maddelerinin hukuka uygun olduğu, bu nedenle Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin, “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için duyuru ve başvuru koşullarına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin, ”Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. maddesinin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 124. maddesinde; “Başbakanlık, bakanlık ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartı ile, yönetmelikler çıkarabilirler.” hükmü yer almıştır.
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin 9. Fıkrasında, “Yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesi kapsamında üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarına bu okullarda okul müdürlüğü görevi verilebilir.” hükmüne yer verilmiştir.
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 37. maddesinin dokuzuncu fıkrasına dayanılarak hazırlanan davaya konu “Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği” 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairece, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendindeki “Başvurunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu aylıktan kesme ya da daha üst ceza almamış olmak” ibaresi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; aynı bentte yer alan “veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi yönünden ise davanın reddine; “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptaline; “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptaline; aynı maddelerde yönetici olarak görevlendirilecekler için başvuru koşullarına yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme yönünden ise davanın reddine, “Geçiş hükmü” başlıklı geçici 1. madde yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi yönünden verilen davanın reddi kararına yönelik davacının temyiz istemi incelendiğinde;
“Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddenin 1. fıkrasının (ç) bendinde, “Başvurunun son günü itibarıyla, son dört yıl içinde adlî veya idarî soruşturma sonucu aylıktan kesme ya da daha üst ceza almamış olmak veya soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hüküm, öğretmenin geçirdiği soruşturma sonucunda idari bir tedbir olarak görev yerinin değiştirilmiş olmasını proje okullarına atanabilmenin önünde bir engel olarak düzenlemiştir.
23/07/1965 tarih ve 12056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1. maddesinde; “Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yine aynı Kanun’un “Disiplin” başlıklı 7. bölümde yer alan “Uygulama” başlıklı 132. maddesinde; “(1) Disiplin cezaları verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası, cezanın veriliş tarihini takip eden aybaşında uygulanır. Verilen disiplin cezaları üst disiplin amirine, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. (2) Aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar.” hükmü yer almaktadır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca öğretmen kadrolarında görevli personelin 657 sayılı Kanun’a tabi olduğu konusunda tartışma bulunmamaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinde, Devlet memurlarının hangi cezalar uyarınca hangi kadrolara atanamayacakları açıkça ifade edilmiştir.
Buna göre; aylıktan kesme cezası ile tecziye edilenler 5 yıl boyunca; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziye edilenler 10 yıl boyunca daire başkanı kadrolarına, daire başkanı kadrosunun dengi ve daha üstü kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, düzenleyici ve denetleyici kurumların başkanlık ve üyeliklerine, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamayacağı görülmektedir.
Kanun koyucu tarafından, yukarıda sayılan cezalar ve öngörülen yasaklamalar dışında, alınmış olan bir idari tedbirin sonucu itibarıyla bir yaptırıma bağlanmadığı, yani herhangi bir göreve atanma konusunda engel olarak düzenlenmediği görülmektedir.
Soruşturma sonucu tesis edilen görev yeri değişikliği işlemi, bir disiplin cezası değil idari bir tedbirdir. Bu tedbir, hizmetin işleyişinde oluşacak aksaklıkları önlemek, çalışma ortamının huzurunu sağlamak, kamu görevlisinin yıpranmasını önlemek gibi, nihayetinde kamu hizmetinin düzgün işlemesini sağlama amacına hizmet etmektedir. Yani amaç, kamu görevlisinin cezalandırılması değil, kamu hizmetinin aksamadan ve kamu düzeninin bozulmadan işleyişine devam etmesidir.
Bu durumda, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer verilen “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” koşulu, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesinin 4. fıkrası ile yapılan düzenlemenin genişletilmesi sonucunu doğurmaktadır. Buna göre, bir soruşturma sonucunda tesis edilen ve cezalandırma amacı değil, salt bir tedbir niteliği taşıyan yer değişikliği işlemi, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesinde sayılan cezalardan ve atanılacak olan görev de yine aynı maddede sayılan görevlerden olmadığından, 657 sayılı Kanun’un 132. maddesindeki koşulların genişletilmesi sonucunu doğuran düzenlemede hukuka uygunluk görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresine ilişkin davanın reddi yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan Danıştay İkinci Dairesi kararının, temyize konu diğer kısımları aynı gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar, kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 24/12/2019 tarih ve E:2017/467, K:2019/7437 sayılı kararının, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, temyize konu diğer kısımların ONANMASINA,
3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 27/05/2021 tarihinde karar verilmesine yer olmadığında ilişkin kısımları ile 9. ve 10. maddelerde yönetici olarak görevlendirileceklerde başvuru koşullarına yer verilmemesi yönünden oybirliği ile, diğer kısımlar yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın, dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan “soruşturma sonucu görev yeri değiştirilmemiş olmak” ibaresine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının anılan ibareye ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Atama” başlıklı 37. maddesinin 9. fıkrasında, “Yurt içi veya yurt dışında, yerli veya yabancı kurum ve kuruluşlarla veya başka ülkelerle işbirliği anlaşması çerçevesinde kurulan ve ulusal veya uluslararası proje yürüten okul ve kurumlar, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlar ile Bakan onayıyla doğrudan Bakanlık merkez teşkilatına bağlanan kurumlara yapılacak öğretmen atamaları ve yönetici görevlendirmeleri Bakan tarafından yapılır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 38 inci maddesi kapsamında üniversitelerde görev yapan öğretim elemanlarına bu okullarda okul müdürlüğü görevi verilebilir.”; 10. fıkrasında, “Öğretim üyeleri ile Bakanlıkta görev yapmakta olan öğretmenlerin dokuzuncu fıkra kapsamındaki kurumlara atanma ve görevlendirilmelerinde bu Kanun Hükmünde Kararname, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer mevzuatın sınavlar ve atanmaya ilişkin hükümleri uygulanmaz. Dokuzuncu fıkra kapsamındaki kurumlara yönetici görevlendirmeleri özlük hakları, atanma ve terfi yönünden kazanılmış hak doğurmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Özel Program ve Proje Uygulayan Eğitim Kurumları Yönetmeliği’nin 8. maddesi öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartları, 9. maddesi yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartları, 10. maddesi ise yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartları düzenlemektedir.
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, Bakan onayı ile proje okulu olarak seçilen ve belirli eğitim reformu ve programları uygulanan okul ve kurumlara yapılacak öğretmen atamalarının ve yönetici görevlendirmelerinin Bakan tarafından yapılacağı düzenlenmiştir.
Proje okulları, Kanunda özel nitelikli eğitim kurumları olarak düzenlenmiş olup, bu okullara özgü atama usulü belirlenerek, duyuru prosedürü öngörülmemesinde 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ve hukuka aykırılık görülmediğinden, dava konusu Yönetmeliğin “Öğretmen olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 8. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde öğretmen atamalarında duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenleme ve “Yönetici olarak görevlendirileceklerde aranacak genel şartlar” başlıklı 9. maddesi ile “Yönetici olarak görevlendirileceklerde ve öğretmen olarak atanacaklarda aranacak özel şartlar” başlıklı 10. maddesinde yönetici olarak görevlendirilecekler için
duyuruya yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.