YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8777
KARAR NO : 2015/14826
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
MAHKEMESİ : Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/01/2013
NUMARASI : 2010/694-2013/39
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet, daimi ve geçici irtifak hakkı bedellerinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak haklarının davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalı M.. K.. vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: – K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu mülkiyet, daimi ve geçici irtifak hakkı bedellerinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak haklarının davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı M.. K.. vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kapama fıstıklık niteliğindeki taşınmazlara net fıstık geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1)Dava konusu taşınmazların tapu kaydında 3083 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca toplulaştırma kapsamına alındığı şerh edilmiştir.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü’nün 09.02.2015 tarihli cevabi yazısı ile dava konusu parsellerin bulunduğu köyün, arazi toplulaştırma projesi içinde kaldığı, toplulaştıma çalışmalarının devam ettiği, henüz tescil aşamasına gelmemiş olduğu bildirilmiştir.
Bu itibarla; dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan toplulaştırma işleminin devam ettiği anlaşıldığından, tescil işleminin sonucu beklenerek, kamulaştırılan bölüm toplulaştırma sonucu oluşan ve kesinleşen yeni tapu kayıtlarına göre kamu kesintisi olarak ayrılmayan kısmının kamulaştırma kapsamında kaldığının anlaşılması halinde bu duruma göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması;
Kabule göre de;
2)Hükme esas alınan bilirkişi raporunda geçici irtifak hakkı bedelinin net gelir esas alınarak tespiti gerekirken daimi irtifak alanına eklenerek irtifakın taşınmazda meydana getirdiği değer düşüm oranının hesaplanmak suretiyle yazılı olduğu şekilde fazla bedel tespiti,
3)Dava konusu taşınmazın niteliği, geometrik durumu, yüzölçümü ve enerji nakil hattının güzergahı dikkate alınarak daimi irtifak hakkı nedeniyle değer düşüklüğü oranının taşınmazın 836,64 m2’lik kanaldan arta kalan 29.413,36 m2’lik kısmın değerinin binde üçünü geçemeyeceği gözetilmeden daha yüksek oranda değer düşüklüğü tesbit eden rapora göre irtifak hakkı bedelinin fazla tesbiti,
Doğru olmadığı gibi;
4)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, kamulaştırma bedeline 15.01.2011 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Davacı idare ile davalı M.. K.. vd. vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 24.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.