YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3569
KARAR NO : 2015/13069
KARAR TARİHİ : 07.12.2015
MAHKEMESİ : ….ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2014/953-2014/385
Taraflar arasında görülen davada….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.12.2014 tarih ve 2014/953-2014/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki hissesini 15.12.2011 tarihli noter sözleşmesi ile Abdi Yardımcı’ya devrettiğini, devir işleminin 20.09.2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla onaylandığını, ancak şirket yetkililerinin bu devirle ilgili tescil ve ilan işlemlerini yaptırmadığını, bu konuda ticaret siciline yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirket kaydındaki ortaklığının silinmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, hisse devrinin tescili için şirket yetkililerinin hisse devrinin onaylanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararının tescili talebinde bulunması gerektiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın müvekkili yönünden usulden reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı limited şirketin ortağı iken hissesinin tamamını noter sözleşmesi ile dava dışı Abdi Yardımcı’ya devrettiği, devir hususunun limited şirket ortaklar kurulunca kabul edildiği, durumun pay defterine işlendiği ancak ilan ve terkin hususunun davalı şirket tarafından yerine getirilmediği, şirketin alınan kararı tescil için başvurmaması halinde davacının tescili mahkeme aracılığıyla isteyebileceği gerekçesiyle davacının şirket ortaklığının hisse devri ile sona erdiğinin tespitine ve davacının ortaklık kaydının sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı Şirket’ten peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.