YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9845
KARAR NO : 2015/14469
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ : Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2014
NUMARASI : 2012/58-2014/116
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, zemine ilişkin idari yargı görevli olduğundan bahisle davanın reddine, yapı ve müştemilata ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacının üzerinde yapı ve müştemilatı olan … ada 3 parseldeki payı onaylı imar planı doğrultusunda hazırlanan A.. B..nın 16.12.2010 gün ve 2254 sayılı parselasyon planı kapsamında imar planında Bölge parkı olarak ayrılan 39771 ada 2 parsele daha sonra da A.. B..nın 12.08.2010 tarihli 86012 nolu parselasyon planı ile 51368 ada 2 ve 51370 ada 1 parsele şuyulandığı ve tapuya tescillerinin sağlandığı, dava konusu yapı ve müştemilatın imar planında kısmen yol kısmende park ve ağaçlandıracak alan olarak ayrılan 39770 ada 1 parsel üzerinde kaldığı ve gerek zemine gerekse yapı ve müştemilata idarece el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Yukarıda açaklanan nedenlerle, imar planında Bölge parkı alanında kalan ve davalı idarece el atılmayan 51368 ada 2 parsel yönünden davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden, bu parsel yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
İmar planında kısmen yolda kısmende park ve ağaçlandırılacak alanda kalan yapı ve müştemilat yönünden ise; 3194 sayılı İmar Kanununun 18/10 fıkrasında “….bu maddede belirlenen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırmadıkça yıktırılamaz” hükmü gereğince el atmadıkça yapı bedeli verilmez.
Dosya içindeki fen bilirkişinin krokili raporunda dava kanusu yapı ve muhtesata davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşıldığından bu konudaki istemin de reddi yerine, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu nedenle davacı vekillerinin tüm davalı idare vekilinin yukarıda belirlenen nedenle temyiz itirazlarının kabulüne mahkeme kararının BOZULMASINA taraflardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 22.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.