Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/4117 E. 2015/29665 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4117
KARAR NO : 2015/29665
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : 2. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır.
Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Suç tarihinde, sanığın alkollü olduğu halde ….. Doğumevi Hastahanesinin bahçesinde yüksek sesle bağırarak çevreye rahatsızlık verdiği, adı geçen hastahanede güvenlik görevlisi olan mağdur H.. D..’in ihbarı üzerine olay yerine gelen görevli polis memuru müşteki İ.. Ş..’un olaya müdahale ederek sanığı uyardığı, ancak sanığın uyarıları dikkate almayarak görevli polis memuru ve mağdur …..’a hitaben “biz burada içeriz, siz kimsiniz, bizi buradan çıkaranın Allahını, kitabını …” diyerek sinkaflı sözlerle küfür ettiği ve bağırıp çağırarak çevreye rahatsızlık vermeye devam etmesi üzerine müşteki polis memuru …..’in sanığı etkisiz hale getirmek için biber gazı sıktığı, akabinde sanığın yüzünü yıkamak için hastahaneye doğru koştuğu esnada tekme ile vurarak hastahanenin giriş kapısının camını kırdığı, hastahane lavabosunun kapı ve aynasını yumruklayarak kırmaya çalıştığı, kendisine engel olmak isteyen mağdur …..’a küfür ettiği, yaşanan arbede sırasında müşteki İsmail’in elinde bulunan telsizin yere düşerek kırıldığı, bu şekilde sanığın üzerlerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık savunması, müşteki ifadesi, görgü tespit ve olay tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.