Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/9012 E. 2015/15072 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9012
KARAR NO : 2015/15072
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/03/2013
NUMARASI : 2012/93-2013/170

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacılar murisinin paydaş olduğu 86 parsel sayılı taşınmazın toplu konut alanı projesi kapsamında 15.08.1977 tarihli kamu yararı kararı uyarınca kamulaştırıldığı ancak muris İ. Ş.’in noter kanalıyla yapılan tebligat sırasında ölü olduğu, bu itibarla tebligat yapılamadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu 86 kadastro parselindeki muris payının yapılan imar uygulaması sonucu halen …. ada 3 parsel, 64368 ada 1 parsel ve 64367 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara şuyulandırılmış bulunduğu ve bu parsellerin tümünün imar planında kamu yararına özgülendiği bildirilmiştir.
Bu durumda; mahallinde keşif yapılarak muris payının imar planı ile şuyulandığı bu taşınmazlara fiilen el atılıp atılmadığı belirlenip,
1)Taşınmaza fiilen el atıldığının anlaşılması halinde taşınmazın belirlenecek bedeline hükmedilmesi,
2)Fiilen el atılmadığının anlaşılması halinde ise;
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirildiği,
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edildiğinden dava dilekçesinin görev yönünden reddine hükmedilmesi,
Gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.