Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/17682 E. 2015/12304 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17682
KARAR NO : 2015/12304
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin kusur durumuna ve illiyet bağına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay günü, sanığın, idaresindeki otomobil ile, meskun mahalde, orta refüj ile bölünmüş, tek yönlü yolda hızla seyir halindeyken, olaya konu kontrolsüz dört yönlü kavşaktan mevcut hızıyla ve geçiş önceliğine riayet etmeden geçtiği sırada, aynı kavşağa sağ taraftaki yoldan giriş yapan ölenin idaresindeki aracın sol yan kısmına kavşak içinde çarpıp sola kavisli şekilde savrularak 22 metre ileride reklam panosu ve tel örgülere çarparak durabildiği olayda; asli kusurlu şekilde iki kişinin nitelikli şekilde yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında iki sınır arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları da dikkate alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınarak, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik cezaya hükmolunması,
2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçelerine dayanılmayacağı hususu dikkate alınmaksızın hükmün gerekçe bölümünde temel ceza tayini sırasında “sanığın amacı”nın da gerekçe olarak gösterilmemesi,
4-Tayin olunan hapis cezası ertelenen ve 1 yıllık denetim süresi öngörülen sanığa denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamını ceza infaz kurumunda çektirileceğinin ihtarı sırasında uygulama maddesinin TCK’nın 51/7 yerine aynı Kanunun 51/2. maddesi olarak yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.