Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/2343 E. 2015/3769 K. 15.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2343
KARAR NO : 2015/3769
KARAR TARİHİ : 15.04.2015

MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2014
NUMARASI : 2014/238-2014/544

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili 09.06.2011 tarihinde açtığı dava ile 06.05.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kira bedelinin aylık 15.000,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, müvekkili ile önceki malikler C… Y.., M.. Y… ve A… Y.. arasında 1.5.2005 başlangıç tarihli ve 5 yıl müddetli yazılı kira kontratı gereğince dava konusu taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, kira kontratı gereğince kira bedelinin 1.5.2011 tarihinden itibaren aylık 8.000 TL+stopaj olduğunu, kira artırım talebine ilişkin ihtarnamenin kira kontratının bitiminden 15 gün önce müvekkiline tebliğ edilmesi ya da kiranın başlangıcından itibaren 1 ay içinde kira tespit davası açılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda aylık brüt kira bedelinin 10.900 TL olarak tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca kira parasının tespitine karar verilirken öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, gerekirse böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.
Olayımıza gelince; davalı taraflar arasında 01.05.2005 tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi olduğunu belirtmiş davacı da bildirilen bu tarihe karşı çıkmamıştır. Bu nedenle taraflar arasında 01.05.2005 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli sözlü kira sözleşmesi olduğunun kabulü gerekir. Ancak yazılı kira sözleşmesi olmadığından sözleşmede artış hükümleri olduğundan söz edilemez. Bu durumda davacı sözleşmenin yenilendiği 01.05.2011 tarihi için kira bedelinin tespitini talep edebilmesi için, davanın bu dönemin başlangıcından en geç onbeş gün önceki bir tarihte açılması ya da kiraya veren tarafından bu süre içinde kira bedelinin artırılacağına ilişkin olarak kiracıya yazılı bildirimde bulunulmuş olması gerekir.
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde artış şartı bulunmadığına ve süresinde gönderilmiş ihtarname veya açılmış dava da olmadığına göre, yargılama sırasında yeni dönemin (01.05.2012) başladığı da göz önünde bulundurularak, mahkemece bir sonraki dönem için (2012-2013) kira bedelinin tespitini isteyip istemediği hususunun davacı taraftan sorularak, istemesi halinde bir sonraki dönem için kira parasının hak ve nesafet ilkelerine göre tespitine karar verilmesi aksi halde davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Öyle ise mahkemece,yukarıdaki ilkeler gereğince yargılama yapılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.