YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15317
KARAR NO : 2015/30473
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : 1. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, …… Limited Şirketinin ortağı ve müdürü olduğu, adı geçen şirketin İstanbul Asliye 11. Ticaret Mahkemesinin 22.11.2005 tarih ve 2005/805 esas, 2005/608 sayılı kararı ile tasfiyesine ve müşteki H.. A..’ın da tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, bu karar üzerine tasfiye işlemlerine başlayan müşteki H.. A..’ın, şirket ile ilgili ticari defter ve belgelerin teslimi, aksi takdirde hakkında suç duyurusunda bulunulacağı konusunda sanığa ihtarname gönderdiği, bu ihtarnamenin 30.05.2006 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, ancak sanığın belirtilen 30 günlük süre içinde defter ve belgeleri müştekiye teslim etmediği, bu şekilde sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın, tasfiye halinde olan şirketin suç tarihinde ortağı ve müdürü olması, tasfiye memuru olan katılan H.. A.. tarafından şirkete ait ticari defter ve belgelerin teslim edilmesi, aksi takdirde suç duyurusunda bulunulacağı yönünde sanığa ihtarname tebliğ edilmesi, sanığın buna rağmen söz konusu şirketin ticari defter ve belgelerini katılan …..’ye teslim etmemesi, ihtarname ile ilgili tebligat parçasındaki imzanın sanığın eli ürünü olduğu yönünde bilirkişi raporunun bulunması karşısında, eylemin sübuta erdiği ve sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.