Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/9460 E. 2015/12306 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9460
KARAR NO : 2015/12306
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : Taksirle öldürme, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma, Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması

Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine; tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması suçundan sanık…’in beraatine ve genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması suçundan sanık… hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar, sanıklar müdafileri ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen hapis cezasının süresinin on yıldan az olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve 5271 sayılı CMK’nın 299. maddeleri gereğince reddine; ayrıca sanık… hakkında genel güvenliği taksirle tehlikeye sokma suçundan verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar, CMK’nın 223/1. maddesinde sayılan ve duruşmayı sona erdiren hüküm niteliğindeki kararlardan olmadığı ve temyiz yeteneği bulunmadığından, katılanlar vekillerinin bu suç yönünden temyiz isteminin reddine karar verilerek yapılan incelemede:
A-Sanık …’in taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine, Sanık…’in tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurma suçundan beraatine ilişkin hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin kusura, eksik incelemeye, ceza miktarına; katılanlar vekillerinin sanık Yusuf açısından TCK’nın 81. maddesindeki, sanık Zafer yönünden ise TCK’nın 174. maddesinde belirtilen suçların unsurları itibarıyla oluştuğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanlar…ve … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılanlar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi ve katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsili yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasına “Katılanlar…ve … yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiklerinden 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168/3. maddesi ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asagari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 2.640 TL maktu vekalet ücretinden payına düşen 1.320 TL’sinin sanık …’ten alınarak katılanlara verilmesine” şeklindeki bendin eklenmesine ve hüküm fıkrasının vekalet ücretiyle ilgili bentlerindeki “müteselsilen” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine “eşit oranda” ibaresinin getirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık …’in mahkumiyetine ilişkin kurulan hükmün DÜZELTİLEREK, sanık… hakkındaki beraat hükmünün ise isteme uygun olarak doğrudan ONANMASINA,
B-Sanık…’in taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Yaptığı sözleşme kapsamında kaya kırıcı bir ürünün ticari hale getirilmesi için ürünün üretim evrelerinin yani test maddelerinin depolanması, belirtilen oranlarda ve uygun yöntemlerle üretim tekniklerinin test edilmesi, çıkan test ürünlerinin tartılması, kutulanması ve bunu yapabilecek otomasyon sisteminin tasarlanması işini üstlenen…Ticaret Ltd. Şti. firmasının yetkilisi olan sanığın, … Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi olan sanık … tarafından temin edilen kimyasal maddelerle, arge faaliyeti kapsamında … Otosanayiciler Sitesinde kiraladığı bitişik haldeki dükkanlarda belirtilen faaliyete geçtiği, işçilerin çalışma yaptıkları sırasında meydana gelen patlama neticesi karbondioksit – karbonmonoksit zehirlenmesi ve yanığa bağlı dolaşım yetmezliği neticesi ölümü ile sonuçlanan olayda, farklı kimyasal maddeler üzerinde belirtilen tehlikeli çalışmayı yürüten sanığın yürütülen faaliyet kapsamında herhangi bir izin ve faaliyete konu işyeri için çalışma ruhsatı almayarak, gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini sağlamayarak, çalışma alanında uzman bir kimya mühendisi görevlendirmeden işçileri kendi insiyatiflerine bırakarak, işyerinin patlamadan korunma dökümanı ve aynı zamanda risk analizi yaptırmayarak bu şekilde bilinçli taksirle hareket ettiğinin anlaşılması hakkında tayin olunan temel cezada TCK’nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Katılanlar…ve … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca katılanlar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi ve katılanlar lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsili yerine müteselsilen tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.