Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2014/7002 E. 2015/12469 K. 03.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7002
KARAR NO : 2015/12469
KARAR TARİHİ : 03.07.2015

Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-)Katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının, katılan … yönünden yapılan incelemesinde;
Katılanlar vekilinin 24/01/2013 tarihinde yüzüne tefhim edilen hükmü 24/01/2013 tarihli süre tutum dilekçesi ile katılanlar … ve… yönünden temyiz ettiği, ancak 05/06/2013 tarihinde gerekçeli temyiz dilekçesi ile diğer katılanlar ile birlikte katılan … yönünden de hükmü temyiz ettiği, gerekçeli temyiz dilekçesinin yasal süreden sonra olduğu anlaşılmakla; katılanlar vekilinin, katılan … vekili sıfatıyla yaptığı temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Katılanlar …, …ve … vekili ile sanık müdafiinin, sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinin (1) nolu görüşü ile kazanın meydana geldiği araçta bulunan… ve … hakkında yeniden kati rapor alınması gereği ile bozma talep edilmişse de, soruşturma aşamasında mevcut yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğunun kabulü ile sanığın taksirle yaralama eylemi bakımından kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildiğinin ve bu nedenle sanığın yargılamasının TCK’nın 85/1 maddesi kapsamında yapılması gerektiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamenin bu husustaki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, katılanlar vekilinin ise eylemin kasten işlendiğinin kabulünün gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın tam kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu dikkate alınarak, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda yargılama giderleri ile sanığın tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubuna ilişkin TCK’nın 63. maddesinin gösterilmemesi,
3) Sanığın sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilirken hüküm fıkrasında uygulama maddesinin gösterilmemesi,
4-)Gerekçeli karar başlığında, sanığın tutuklama-tahliye tarihleri olan 09/04/2010- 30/06/2010 tarihlerinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/2-d. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.