YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14094
KARAR NO : 2015/13
KARAR TARİHİ : 19.01.2015
Mahkemesi : Zonguldak 3. İş Mahkemesi
Tarihi : 13/06/2014
Numarası : 2013/419-2014/517
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı ile davalı TTK Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı TTK Genel Müdürlüğünün tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde motorcu olarak çalışırken iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesini istemiştir.
Davalı TTK, davacının kendi işçisi olmadığını bu nedenle hakkındaki davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini, bu itirazın kabul edilmemesi halinde iş akdini kendisinin feshetmediğini ve hizmet alımı yapılması nedeniyle alacaklardan sorumlu tutulamayacağını savunarak; davalı şirket ise iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, tüm haklarının ödendiğini hiçbir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davalı işverenin iş akdini haklı nedenle feshedildiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İhbar tazminatının faiz başlangıcı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 17’nci maddesine göre ödenmesi gereken ihbar tazminatında faize hak kazanabilmek için kural olarak işverenin temerrüde düşürülmesi gerekir. Bununla birlikte bireysel ya da toplu iş sözleşmesiyle, iş sözleşmesinin feshi halinde ihbar tazminatının ödeme zamanıyla ilgili olarak açık bir hükme yer verilmişse, belirlenen ödeme tarihi faiz başlangıcı olarak esas alınır.
Somut olayda, davacı 22.03.2013 tarihli ihtarnamesi ile davalı işverenlere ihtarname çekerek kıdem ve ihbar tazminatının derhal ödenmesini talep etmiştir. Ancak dava ve ıslah dilekçelerinde ihbar tazminatının da fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. İhbar tazminatının fesih ile muaccel olmaması mutlaka işverenin temerrüde düşürülmesi gerektiği için fesih tarihinden faiz verilmesi mümkün olmayıp mahkemece bu tarihe en yakın tarih olan ihtarnamenin tebliği tarihi olan 29.03.2013 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava ve ıslah tarihlerine göre faize hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2 nolu bendinin tümden silinerek yerine;
“1.526,00 TL ihbar tazminatı alacağının temerrüt tarihi olan 30.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı TTK Genel Müdürlüğüne yükletilmesine, 19.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.