YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10394
KARAR NO : 2015/12474
KARAR TARİHİ : 06.07.2015
Mahkemesi : Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
1. O yer Cumhuriyet savcısının 19.09.2013 tarihinde tefhim olunan hükmü 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi uyarınca tefhim tarihinden itibaren 1 ay içinde temyiz etmesi mümkün bulunduğundan, süresi içinde yapılmayan temyiz isteminin CMUK’un 310 ve 317.maddeleri uyarınca REDDİNE,
2. Katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın 10 yıldan aşağı olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318 ve CMK’nın 299.maddesi uyarınca reddine karar verilerek, duruşmasız yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, katılan vekilinin mahkemenin görevsiz olduğuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmamasına, sanığın kasıtlı olarak bu eylemi gerçekleştirdiğine, TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasının yerinde olmadığına, keşif taleplerinin dikkate alınmadığına, sanığa verilen cezanın yeterli olmadığına, sanık müdafisinin ise keşif yapılmadan eksik soruşturma ile karar verildiğine, kusura, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53/1. maddesinin ancak kasıtlı suçlardan verilen hürriyeti bağlayıcı cezaya bağlı olarak uygulanmasına karar verilmesi gerektiği halde taksirli suç nedeniyle verilen mahkumiyette TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan TCK’nın 53/1. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun hükmün tebliğnamedeki isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.07.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.