Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/12962 E. 2015/27651 K. 22.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12962
KARAR NO : 2015/27651
KARAR TARİHİ : 22.04.2015

Tebliğname No : 9 – 2011/184353
MAHKEMESİ : İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/05/2009
NUMARASI : 2008/546 (E) ve 2009/412 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, mala zarar verme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, CMK’nın 42/1. maddesindeki “süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme uyarınca, temyiz aşamasında ileri sürülen eski hale getirme talebi hakkında karar verme yetkisi kanun yolu denetimi yapan mahkemeye ait olduğundan, yerel mahkemenin eski hale getirme isteğinin kabulüne ilişkin kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek, sanığın “eski hale getirme isteği yerinde görüldüğünden ve temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek ,
Emanete alınan bıçak hakkında karar verilmemiş ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konuda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı anlaşılarak dosya görüşüldü:
1-Sanığa yükletilen mala zarar verme ve hakaret eylemlerinden verilen düşme kararlarının incelenmesinde,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik sanık .. temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE DAVANIN DÜŞMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Tehdit eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Ancak,
5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun süresi ve kapsamı açısından anılan Kanun maddesinin 3. fıkrası hükmünün gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık .. temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararların açıklanan noktaları tebliğnameye uygun olarak, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-(c) maddesinde yer alan hak yoksunluğunun “sanığın kendi altsoyu üzerindekilerle sınırlı olmak üzere” koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.