YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12941
KARAR NO : 2015/29721
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğnamede kararı temyiz edenler arasında sanık Y.. D..’un da isminin de yazılmasına rağmen, gerek temyiz formunda, gerekse UYAP kaydında beraat eden sanığın temyiz talebinin bulunmadığı tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ……. hakkında katılan B.. S..’a karşı Eyüp İlçesi, Küçükçekmece ilçesi Sefaköy Mevki, Adapazarındaki arsalara ilişkin teselsül edecek şekilde nitelikli dolandırıcılık, sanık …….. hakkında katılan B.. S..’a yönelik belediyeye iki kat olan iznin beş kata çıkartılması için 1.250TL almak suretiyle kamu kurumu aracı kılınarak dolandırıcılık, sanıklar ……… hakkında katılan G.. K..’a yönelik nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ……… ve A.. D.. hakkında katılan M.. Ş..’ya yönelik ……. parselle ilgili sahte tapu senedi düzenleyip kullanarak menfaat elde etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık, ….. hakkında sahte encümen kararını kullanmak suretiyle sahtecilik suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan B.. S.. ile sanıklardan ….. ve …….’in tanıştıkları, sanıkların kendilerini önce görevli olarak tanıttıkları, katılana ihale yoluyla Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden uygun fiyata arsa satın alabileceklerini söyledikleri, bu kapsamda ……. arsayı 75.000,00 TL’ye satın alabileceklerini söyledikleri, katılanın kabul etmesi üzerine kendisinden ihaleye girmek için 5.000,00 TL para aldıkları, sanığa güven telkin etmek için sanıklardan ……’in katılan adına Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne hitaben bir dilekçe yazdığı,iki ay içerisinde katılandan 75.000,00 TL para alan sanıkların katılana kriminal ekspertiz raporuna göre sahte olduğu belirtilen ve sanık A.. D.. tarafından da bilgisayar ortamında üretildiği kabul edilen tapunun verildiği, sanıkların katılana Kadastro Müdürlüğünden verilen bu tapu ile ilgili olarak ……nde işlemlerin devam ettiğini, daha sonra tapu senedinin verileceğini söyledikleri, bu bekleme süresi içerisinde sanıkların bu kez de ……. kare araziyi de aynı yöntemle yine 75.000,00 TL karşılığında satın alabileceklerini söyledikleri, katılanın parçalar halinde A.. D..’e söz konusu parayı ödediği ve karşılığında kendisine yine sahte olarak düzenlenmiş bir tapu belgesinin verildiği, katılanın Eyüp ve Sakarya’daki tapu belgelerinin çıkmasını beklediği sırada bu kez de sanık Ö.. O..’un katılanı telefon ile arayarak Ankara’da Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün elinde Sefaköy’de üç adet arazinin bulunduğunu, bunları kaçırmaması gerektiğini, Ankara’da tanıdıklarının bulunduğunu söyleyip temyiz dışı sanık Ahmet Yurtkulu’na yönlendirdiği, bu şekilde de katılandan 40.000,00 TL, 120.000,00 TL, 60.000,00 TL ve 20.000,00 TL para aldığı, bu paraların bir kısmının elden bir kısmının ise banka havalesi ile gönderildiği, sanığın ilk başta katılandan temyiz dışı sanık …….’nın adına parayı göndermesini istediği, bankanın havale miktarının yüklü olması nedene ile isme havale yapamayacağını bildirmesi üzerine bu kez sanık tarafından temyiz dışı sanık ……’in IBAN numarasının verildiği, temyiz dışı sanık ……’in savunmasında bir süre sanık …… işlettiği …….. da çalıştığını, kız kardeşinin sanığın oğlu …..’un sevgilisi olduğunu, kardeşinin telefon açarak hesabına 45.000,00 TL para geldiğini, bu parayı alıp ….’a vermesini söylediğini, parayı çekip Ö.. O..’dan olan 3.000,00 TL alacağını kestikten sonra kalanını …. isimli şahsa verdiğini söylediği, ……Bankasının cevabi yazısına göre de katılan tarafından gönderilen paranın temyiz dışı sanık ………. tarafından çekildiğinin bildirildiği, banka dekontunun birer suretinin dosya içerisine alındığı, aynı dekontun sanık Ö.. O..’un evinde yapılan aramada da ele geçirildiği, sanık Ö.. O..’un ikametinde yapılan arama işlemi sırasında göndericisi katılan B.. S.., alıcısı sanık Ö.. O.. olan …… Merkez Şubesi’nden çekilen 2.000,00 TL’ye ait dekont suretinin ele geçirildiği, sanık Ö.. O..’un soruşturma aşamasında suça konu paraları katılan ile ortak iş kuracakları için aldığını söylediği, kovuşturma aşamasında ise katılanın kendisinden satın almak için arsa bulmasını istediğini, Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne bu nedenle dilekçe yazdığını, mali bakımdan zor durumda olması nedeni ile 45.000,00 TL parayı katılanın kendisine gönderdiğini, daha sonra bir kısmını ödediğini söylediği, sanık Ö.. O..’un bir süre sonra katılanı arayıp Sefaköy’deki arsaları için bir müteahhidin müşteri olduğunu, satışı yapabilmek için kat irtifakı, imar durumu ve arazilerin profiline ilişkin belgeleri getirmesini istediği, katılanın belediye çalışanı olarak bildiği temyiz dışı sanık …..’den ilgili belgeleri istediği, ancak kat irtifakı ile imar durumuna ilişkin belgeleri …….’nün getirememesi üzerine bu kez sanığın aynı yerden sattığı dördüncü arazi olan ……. araziyi satmayı teklif ettiği, katılanın kabul etmesi üzerine onu Küçükçekmece Belediyesi’nde çalıştığını söylediği ….. isimli şahsa yönlendirdiği, ….. ismini kullanan B.. O..’un katılana kadastro tapusunu aldığını, gerekli evrakları belediyeye verdiğini, işlemleri hızlandıracağını söyleyip kendisine mesaj gelince yeniden yanına gitmesini, yanına bir memur vereceğini ve tapusunu hemen alacağını söylediği, aradan bir hafta geçmesine rağmen mesajın gelmemesi üzerine katılanın telefon ile aradığı sanığın, belediyeden iki kata izin çıktığını, bunu 5 kata çıkartmak için evrakları belediye encümenine sunduğunu söyleyerek 1.000,00 TL para istediği, bu parayı katılanın sanığa vermesi üzerine, ertesi gün sanığın yanında diğer sanık Y.. D.. ile birlikte 09.02.2012 tarihli 24/41 karar sayılı sahte encümen kararını getirdiği, sanık …….’un katılana işlem sıra numarası getirdiğini söyleyerek 250,00 TL parasını aldığı, kolluk görevlilerince suça konu kararın ilgili belediye nezdinde araştırılması sonucunda karar altında imzası olan kişilerin encümen üyesi olmadıkları gibi böyle bir kararın da alınmadığını tespit ettikleri, sanıkların katılan G.. K..’a karşı da Maliye Hazinesine ait …….. kayıtlı 2050 metre karelik arazinin Milli Emlak Genel Müdürlüğünden satın alınabilmesi için sanık Ö.. O.. ile kendisini ……. olarak tanıtan ve katılandan iki seferde 66.000,00 TL parayı elden alıp kimlik fotokopisini veren sanık A.. D..’in savunmasında Enver ismi ile katılan …….’ın kimlik bilgilerini kullanarak bilgisayardan sahte kimlik kartı çıkarttığını kabul ettiği, M.. Ş..’nın ise; daha önceden mahallede ikamet ettiğinden dolayı tanımış olduğu şüphelilerden Ö.. O.. isimli şahsın kendisine gelerek Milli Emlak Genel Müdürlüğü bünyesinde çok uygun arazilerin olduğunu, istemesi durumunda bu arazilerden arkadaşı A.. D.. aracılığı ile uygun fiyatta adına satın alabileceğini söylediğini, müştekinin de Ö.. O..’un bu teklifinin cazip gelmesi üzerine kabul ettiğini, daha sonra Ö.. O..’un kendisin A.. D.. ile tanıştırdığını, A.. D..’in kendisini Eyüp İlçesi Topçular Semtinde bulunan hatırlamadığı bir yerde boş bir araziyi gösterdiğini, bu arazinin Milli Emlak’ta bulunduğunu söyleyerek araziyi adına alabileceğini ve işlemleri başlatabileceğini söylenerek kimlik fotokopisini, istediği, daha sonra A.. D..’in arazinin satış işlemlerinin devam ettiğini söyleyerek peyderpey toplamda 30.000,00 TL nakit para aldığını, daha sonra olumlu sonuç alamayınca A.. D.. isimli şahsa ulaşıp durumu sormak istediğinde kendisine ulaşamadığın, durumu Ö.. O..’a anlattığını, Ö.. O..’un müştekiye yardımcı olacağını söylediğini, sanık Ö.. O.. isimli şahsın ikametinde yapılan arama neticesinde ele geçirilen İstanbul ili Eyüp ……….. kayıtlı ve müşteki M.. Ş.. adına düzenlenmiş tapu senedinin sahte olduğunu, kendisinin kimlik bilgileri kullanılarak sahte olarak tanzim edildiğini bu nedenle sanıklardan şikayetçi olduğunu söylediği somut olaylarda; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabullerde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık C.. D.. müdafii, sanık A.. D.. müdafii ile sanık B.. O.. ve sanık Ö.. O..’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.