YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13616
KARAR NO : 2015/30016
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir.
Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Hayvancılık yapan katılan F.. Z..’den iki adet büyükbaş hayvan satın alan sanıkların katılana verdikleri çekin sahte çıktığı bu suretle resmi belgede sahtecilik ve banka aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edilen olayda;
Tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların olay günü katılan F.. Z..’den iki adet büyükbaş hayvan satımı hususunda anlaştıkları, sanık Ö tarafından suça konu sahte çekin katılana verildiği, sanık S.. M.. savunmasında, suça konu çeki katılana kendisinin vermediğini, çeki diğer sanık Ömer’in vermiş olduğunu, suçsuz olduğunu beyan ettiği, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından düzenlenmiş uzmanlık raporunda da belirtildiği üzere, çekin ön yüzündeki yazıların Ö.. A..’ın elinden çıktığı, çek üzerinde İ.. Ö.. adına atılı bulunan keşideci imzasının sanık Ö.. A..’ın elinden çıktığı ve sanık Ömer beyanlarda bu çeki Veysel ismindeki şahıstan aldığını beyan etmesine rağmen kimlik bilgileri ve adresinin bildirilmediği anlaşıldığından, sanık Selahattin’in üzerine atılı suçları işlediğine dair yeterli delil elde edilemediğinden verilen beraat kararı ile sanık Ömer’in üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesine dayanan kararda ve uygulamada isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.