Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/17309 E. 2016/485 K. 14.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17309
KARAR NO : 2016/485
KARAR TARİHİ : 14.01.2016

Tebliğname No : 2 – 2013/95124
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2012/571 (E) ve 2012/1283 (K)
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması ve kabul edilmesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Hükümden önce 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresi “tedbirin” olarak değiştirilerek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4 ve 9. fıkraları yeniden düzenlenmiş ve 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup, yasa değişikliğinin doğrudan hükmedilen ve hapisten çevrilen adli para cezalarının infazına ilişkin farklı rejimleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği, adli para cezalarının tamamının bu değişiklikten sonra 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği ve hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nn 50/6. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalanının tamamının muaccel hale geleceğinin ve aynı Kanun’un 50/6. maddesi gereğince hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmadığı veya başlanıp da devam edilmediği takdirde para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ilişkin bölümün hükümden çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1- Sanığın, katılanın cep telefonunu pide salonu olan işyerinden çalması şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Sanık soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdiği sırada diğer sanık bulunan telefonu da beraberinde getirerek telefonun katılana iadesini sağladığının ve katılanın telefonun hasarlı bir şeklide kendisine iade edildiğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; gerçekleşen kısmî iade nedeniyle katılandan, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızası bulunup bulunmadığı sorularak, sonucuna göre sanık Serdal hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- İddianamede sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, bu maddenin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
4- Hükümden önce 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yer alan “yaptırımın” ibaresi “tedbirin” olarak değiştirilerek, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4 ve 9. fıkraları yeniden düzenlenmiş ve 10. fıkrası yürürlükten kaldırılmış olup, yasa değişikliğinin doğrudan hükmedilen ve hapisten çevrilen adli para cezalarının infazına ilişkin farklı rejimleri ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği, adli para cezalarının tamamının bu değişiklikten sonra 5275 sayılı Kanun’un 106. maddesinde belirtilen yönteme uygun biçimde infaz edileceği ve hapisten çevrilen adli para cezasının yerine getirilmemesi durumunda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nn 50/6. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 14/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.