Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/14863 E. 2015/30111 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14863
KARAR NO : 2015/30111
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunan şikayetçi Oymak Züccaciye ve Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti’nin 5271 sayılı CMK’nın 260/1.maddesine göre, sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenerek, CMK’nın 237/2 ve 238.maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir.Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık İ.. Y..’ın kardeşi olan mağdur ……. adına suça konu 04.02.2007 ödeme tarihli, 3.536 TL bedelli senedi sahte olarak düzenlediği, arkadaşı olan diğer sanık S.. Y..’ın da söz konusu bu senette kefil olarak yer aldığı, senet bedelinin ödenmemesi nedeniyle katılan şirket tarafından mağdur aleyhine icra takibine başlandığı anlaşılan somut olayda;
1-Suçtan doğrudan zarar gören durumunda bulunan katılan …… Şirketi yetkililerinin dava ve duruşmalardan haberdar edilerek davaya katılma ve delillerini sunma olanağının sağlanmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tespit ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanıklar hakkında düzenlenen iddianame içeriğine göre, sanıkların suça konu 04.02.2007 ödeme tarihli, 3.536 TL bedelli senedi sahte olarak düzenleyip bu senedi alışveriş karşılığında katılan şirkete verdikten sonra senet miktarının ödenmemesi nedeniyle mağdur aleyhine icra takibine başlanılmasına sebebiyet verdikleri ve bu şekilde gerçekleşen eylem nedeniyle sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dava açıldığı, suça konu bononun resmi belgede sahtecilik suçu açısından değerlendirilmesi gerektiği, ancak mahkemenin sahte nüfus cüzdanının, sahte senedin düzenlenmesi sırasında kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde tartışılmadan sanık İsmail hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mükerrer açılan davanın reddine ve nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan şirket vekili ve sanık …….’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.