Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12631 E. 2015/29683 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12631
KARAR NO : 2015/29683
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : Mersin 1.Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, emekli subay olan katılan A.. A..’ın kimlik bilgilerini bir şekilde ele geçirdiği, daha sonra bu kimlik bilgilerini kullanarak üzerinde kendi fotoğrafları bulunan sahte askeri kimlik ve nüfus cüzdanını tanzim ettiği, akabinde Mersin İline giderek kendini kendini A.. A.. olarak tanıtıp sahte olarak tanzim ettiği kimlikleri kullanarak müşteki T.. A..’ın evini kiraladığı, kira sözleşmesini yaparken kira parası, elektirik, su ve aidat ücretlerinin ödenmemesi halinde teminat olması için yine katılan Abdulkadir’in adını kullanarak 20.7.2007 tarihli ve 4250 TL bedelli senedi tanzim ederek müşteki Tamer’e verdiği, ancak sanığın söz konusu evde üç ay oturduğu halde bir aylık kira ücretini vererek kiralamış olduğu evde bulunan bilgisayarıda alıp müşteki Tamer’den habersiz evi terk ettiği, bunun üzerine müştekinin sanık tarafından teminat olarak verilen senedi su, elektrik, kira borcu ve aidat alacaklarını tahsil etmek için icra takibine koyduğu, ancak katılan Abdulkadir’in hakkında icra takibi yapıldığını öğrenmesi üzerine durumun ortaya çıktığı, bu şekilde sanığın üzerine atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık savunması, katılan ile müşteki ifadesi, senet aslı, icra takibi ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun“ sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazlarının reddine, Ancak;

Sanığın, dolandırıcılık suçunu Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve Nüfus İdaresinin maddi varlıkları olan askeri kimlik ve nüfus cüzdanını kullanarak işlemiş olması nedeniyle eylemin TCK’nın 158/1-d maddesindeki “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca saklı tutulmasına, 08.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.