Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2015/7046 E. 2015/8456 K. 14.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7046
KARAR NO : 2015/8456
KARAR TARİHİ : 14.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/10/2014
NUMARASI : 2013/829-2014/988

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazların kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile itirazların kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 18.3.2013 tarihinde başlattığı icra takibinde aylık 1.193 TL’den 2010 yılı Ağustos ayından Aralık ayına kadar 5 aylık 5.965 TL kira alacağı ve 2.500,61 TL işlemiş faiz toplamı 8.465,61 TL ’nin borçlulardan tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri davalı borçlulara tebliğ edilmiş, davalılar süresinde borca itiraz etmiştir.Mahkemece, ödeme ispatlanamadığından bahisle itirazların kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmiştir.
2886 Sayılı Devlet İhale Kanununun 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi ile değişik “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75.maddesinin 3 ve 4.fıkrasında; “kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm var ise ona göre hareket edilir. Aksi halde ecrimisil alınır. İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasal, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağı hüküm altına alındığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir.
Hazine, Vakıflar Genel Müdürlüğü, İl Özel İdareleri ve belediyeler 2886 Sayılı Yasa uyarınca kiraya verdikleri taşınmazlarını, kira süresi sonunda, işgal ne kadar süre devam ederse etsin kiralananın 6570 Sayılı Yasaya ya da Borçlar Kanununa tabi olup olmadığına bakılmaksızın her zaman gerek mahkemeden gerekse mülkiye amirinden tahliyesini isteyebilirler. Ecrimisil olarak alınması gereken paranın “kira parası” adı altında alınmış veya ödenmiş olması, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelmez.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün 2886 Sayılı yasanın 75.maddesinden yararlanma tarihi olan 27.2.2008 tarihinden sonra kira sözleşmesinin 1.1.2009 tarihinde sona erdiğinin, sözleşmede kira süresinin uzatıldığına ilişkin bir hüküm de bulunmadığından kiracının bu tarihten itibaren 2886 Sayılı Yasanın 75.maddesi uyarınca haksız işgalci durumunda bulunduğunun kabulü gerekir.
Olayımızda; her ne kadar, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca kiraya verilen kiralanan ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenen 18.9.2002 başlangıç ve 31.12.2004 bitim tarihli kira sözleşmesi 6570 Sayılı Kanunu’nun 11. maddesi (TBK’nun 347. maddesi ) uyarınca yıldan yıla yenilenerek uzamış ise de; Vakıflar Genel Müdürlüğüne 2886 Sayılı Yasanın 75. maddesinden yararlanma hakkı tanıyan 5737 Sayılı Kanunun (79/c md.) yürürlüğe girdiği 27.2.2008 tarihini izleyen yenilenen son dönemin bittiği 1.1.2009 tarihi itibariyle sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerekir, artık bu tarihten sonra yasa gereği yıldan yıla yenilenmesi olanağı kalmadığından davalı kiracılar fuzuli şagil durumuna düşmüştür.
İİK.nun onuncu babında yer alan 269 ve devamı maddelerinde kiralanan gayrimenkullerin ilamsız icra yoluyla tahliyeleri usulü düzenlenmiştir.Buna göre kiralayanın kiracısı hakkında kira bedelinin ödenmemesi ya da kira süresinin bitmesi nedenlerine dayanarak ilamsız icra takibi yapabilmesi için taraflar arasında mutlaka ve halen mevcut bir kira ilişkisinin bulunması gerekir.Hemen belirtilmesi gerekir ki ,kira sözleşmesi niteliğinde olmayan sözleşmelere dayanılarak ilamsız tahliye takibi yapılamaz.
Somut olayda;kiralananın 2886 Sayılı Yasa hükümlerine göre kiraya verildiği ve 18.9.2002 başlangıç ve 31.12.2004 bitim tarihli olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklamalara göre bu nitelikteki taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri kira süresinin bitimi ile yasal olarak sona erer.Sözleşmenin sona erdiği tarih itibariyle taraflar arasındaki kira ilişkisi sona erdiğinden davalılar haksız işgalci durumundadır.Bu durumda davacı idare İİK.nun 269 ve devamı maddelerine göre kiralanan gayrimenkulün ilamsız icra yoluyla tahliyesini isteyemez.Bu nedenle mahkemece istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 14/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.