Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/15301 E. 2015/30354 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15301
KARAR NO : 2015/30354
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : Salihli Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir.
Türk Ticaret Kanunun Madde 14 de,Tacir;
“(1) Kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından doğan bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır. “denilmektedir.
Ticaret şirketleri ,aynı yasanın Madde 124 de
”(1)Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Madde 55 – Yönetim Kurulu, kanun ve anasözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır.Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir.
Bu suçun oluşabilmesi için, tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Sanığın mağdur C.. O..’ ın ikamet ettiği Hasalan Köyüne gittiği, Salihli İlçesi yakınlarına beyaz eşya ve giyim üzerine firma açacaklarını, indirimli ürün sattıklarını, çekiliş yaptıklarını, kendilerinden beyaz eşya alanlara çekiliş hakkı tanıdıkları ve çekiliş sonucunda zarfın içerisinde yazılı ürünü hediye olarak verdiklerini söylediği,mağdurun buzdolabı almak istediğini söylemesi üzerine sanığın elinde bulunan zarfı mağdura uzatarak zarflardan birisini seçmesini istediği, mağdurun çektiği zarftan mikrodalga fırın çıktığını söylediği, müştekiye bir fırın verdiği, buzdolabını göndereceklerini söylediği, buzdolabı için kapora vermesi gerektiğini söyleyerek 100 TL para istediği, mağdurun da sanığa 50 TL para verdiği, sanığın buzdolabı bedeli olduğunu söylediği 950 TL tutarlı satış sözleşmesini mağdura imzalattığı, sonrasında firmamızın kartını adresini, indirim kartlarını alıp gelelim diyerek olay yerinden ayrıldığı, sanığın mağdur M.. Ç..’ ın ikamet ettiği Hasalan Köyüne tekrar gittiği, mağdura elindeki zarfları uzatarak, biz beyaz eşya satıyoruz, bu zarfların içerisinde fırın, beyaz eşya ve buna benzer ev gereçleri var çekiliş sonucundan zarftan çıkan eşyayı hediye ediyoruz dediği, mağdurun çektiği zarftan fırın çıktığını söyleyerek hediye olduğunu söyledikleri fırını mağdura verdiği, sonrasında Ahmetli’de yeni açtıklarını söylediği firmadan buzdolabı alması gerektiğini, buzdolabı için peşin ödeme yapması gerektiğini söylediği, mağdurdan 100 TL peşin aldığı geri kalan miktar içinde 490 TL lik satış sözleşmesi imzalattığı, iş yerine ait indirim kartlarını alma bahanesiyle müştekinin evinden çıkarak oradan uzaklaştığı, yine sanığın mağdur S.. T..’ un Yaraşlı Köyünde bulunan ikametine gittiği, mağdura Salihli İlçesinde Değirmen restorantının yakınındaki binada beyaz eşya üzerine işyeri açtıklarını, mutfak eşyası sattıklarını, çekiliş yaparak çekilişten çıkan eşyayı kendilerine hediye edeceklerini söylediği, elinde bulunan zarfları uzatarak bir tanesini çekmelerini istediği, S.. T..’ un eşi F.. T..’un çektiği zarftan mini fırın çıktığını söyleyerek hediye olduğunu söylediği mini fırını S.. T..’a verdiği, daha sonra sanığın başka bir ihtiyacınız var mı dediği, S.. T..’ un eşinin teflon tava ihtiyacının olduğunu söylemesi üzerine sanığın müştekiye çelik tencere getirdiği, S.. T..’ un eşinin çelik tencereyi kabul etmediği, teflon tava istediğini söylemesine rağmen eşyalar sizde kalsın biz sonra gelir değiştiririz diyerek S.. T..’a 480 TL lik satış sözleşmesi imzalattığı ve oradan ayrıldığı böylece nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti için Görkem Ticaret isimli şirketin ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı, şirket yetkilisinin kim olduğu, sanığın anılan şirkette çalışıp çalışmadığı tespit edilip, satış sözleşmesine konu eşyaların rayiç bedel üzerinden satılıp satılmadığının anlaşılması açısından sözleşmenin yapıldığı tarihteki piyasa değerlerinin araştırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.