YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5491
KARAR NO : 2015/13272
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2014
NUMARASI : 2010/160-2014/296
Taraflar arasında görülen davada Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2014 tarih ve 2010/160-2014/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı ve doçent doktor olan müvekkilinin, 01/06/2008 – 12/03/2010 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde ve aynı adreste faaaliyet gösteren Boğaziçi Tıp Merkezi Hastanesi’nde çalıştığını, müvekkilinin ekseriyetle kendi hasta portföyü üzerinde ameliyatlarını gerçekleştirdiğini, işçi statüsünde değil, kendi Bağ-Kur primlerini kendi yatıran bir serbest çalışan statüsünde nevi şahsına münhasır sözleşme ile çalıştığını, müvekkilinin yaklaşık sekiz ay önce davalı şirkete ait hastane ile bütün bağını kopardığını ancak, davalı tarafın “www.b…..s…com.tr” adresine kayıtlı internet sitesi üzerinden yaptığı tanıtımlar ile müvekkiline ait eserleri tanıtım ve reklam aracı olarak kullandığını ve bu konuda ne müvekkilinin ne de tanıtım amaçlı olarak resimlerini kullandığı ve bu surette özel hayatlarının gizliliğini ihlal ettiği hastaların muvafakatini almadığını, kaldı ki bu hastaların davalı şirket hastanesinde dahi ameliyat edilmediklerini, müvekkilinin davalı şirket hastanesinin kendisine tahsis ettiği bilgisayarına yaptığı arızi kayıt ve yüklemelerin istismar edilmek suretiyle müvekkilinden gizli ve habersiz olarak alındıklarını, müvekkilinin esetetik cerrahi alanında yaptığı ameliyatları ve çalışmalarının eser niteliğinde olup, kendisinin de eser sahibi olduğunu, davalıların eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tecvüzün ref’i ve men’ini, 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın, haksız eylemin işleniş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini 20.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Ö.. A.. yönünden husumet itirazında bulunmuş, dava konusu fotoğrafların eser niteliği taşımadığını, fotoğrafların müvekkili şirkete ait hastanenin internet sitesinden estetik ameliyatlar hakkında bilgi almak isteyen hastalara e-mail yoluyla gönderilen bilgilendirme amaçlı fotoğraflar olduğunu, internet sitesine her giren kişinin bu fotoğraflara ulaşamayacağını, davacının müvekkili şirkete ait hastanede çalıştığını, müvekkili hastanesinde yaptığı ameliyatlara ilişkin ve daha önce yapmış olduğu ameliyatlara ilişkin fotoğrafları kendisinin müvekkili şirkete ait internet sitesinde yayınlanmak üzere verdiğini ve yayınlanmasını istediğini, bu fotoğrafların davacının hastanede çalıştığı dönemde de aynı şekilde internet sitesine istek gönderen hastalara e-mail olarak gönderildiğini, fotoğraflarının davacının bilgisi ve isteği dahilinde yayınlandığını, fotoğrafların hepsinin davacıya da ait olmadığını, hastanede çalışan diğer doktorlara ve hastalarına ait fotoğrafların da bulunduğunu, davacının kötüniyetli olup, tazminat istemi dayanaklarının gerçekçi ve hukuki olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, plastik cerrah olan davacının davalı şirkete ait hastanede hekim olarak görev yaptığı dönemde mesleği gereği kendisini tercih ederek ve yapılan işlemin özellikle estetik nitelikli olması sebebiyle, aralarında hasta-doktor ilişkisi çerçevesinde oluşan güvene dayalı olarak, gerek ameliyat öncesi, gerekse ameliyat sonrası oluşturulan ve bir çoğunun yüzünü de gösterir fotoğrafların, davacıdan izin alınmaksızın kullanıldığı, yapılan ameliyat işleminin eser niteliği ile ilgili uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken bir durum mevcut olmayıp, fotoğraflarla ilgili FSEK kapsamında ve eser niteliğinde olduğu yönündeki iddianın, fotoğrafların davacının hususiyetini taşımaması sebebiyle ve FSEK’in 84. maddesi hükmü karşısında ve davalının fiilinin FSEK 84. kapsamında haksız rekabet olarak değerlendirilmesi sebebiyle, davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulü ile, davacının mesleği gereği yaptığı ameliyatlar sonucu elde edilen görselleri içeren fotoğrafları davalı şirketin internet sitesinde kullanmak suretiyle haksız rekabet fiilini gerçekleştirdiğinin tespiti ile men ve ref’ine, davalının “www.b…s…..com.tr” adlı sitede davacının hastalarını ameliyat sonucu oluşturduğu fotoğrafların ilgili sayfalardan çıkartılmasına, takdiren 15.000,00 TL maddi ve haksız fiilin niteliği, yoğunluğu ve tüm deliller göz önünde bulundurularak takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın, 07/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, her ne kadar davalı Ö.. A.., diğer davalı şirketin temsilcisi sıfatını taşımakta ise de, haksız fiilin davalı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olması sebebiyle, yönetim kurulu başkanı dahi olsa davalının fiilinden şahsen sorumlu tutulamayacağından bu davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen karar her ne kadar davalılar vekili tarafından davalı Ö.. A.. yönünden de temyiz edilmiş ise de, işbu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, davalı Ö.. A.. yönünden davalılar vekilinin temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılar vekilinin davalı şirket yönünden temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece 5846 sayılı FSEK’in 84. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmiş olmasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin davalı Ö.. A.. yönünden temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin davalı şirket yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.280,81 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 09/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.