Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/4315 E. 2015/29570 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4315
KARAR NO : 2015/29570
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevli memura görevinden dolayı hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların olay tarihlerinde Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklu oldukları 11/06/2010 tarihinde bayan hükümlü ve tutuklulara yapılacak genel arama nedeni ile ziyaretleri iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine sanıklardan Özlem, Zeynep ve Rahime Ezgi’nin bu duruma tepki göstererek kaldıkları koğuşun camlarını kırdıkları kendilerine müdahele etmek isteyen infaz koruma memurlarına yönelik olarak sinkaflı küfürler edip “size bunun hesabını soracağız” şeklinde tehdit içeren sözler söyledikleri, kırılan cam parçalarını infaz koruma memurlarına fırlattıkları, bayan infaz koruma memurlarına yardım için gelen infaz koruma memuru katılan A.. G..’nin atılan bu cam parçaları nedeni ile basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, 17/06/2010 tarihinde

ise sanık F.. K..’ın kaldığı koğuşun mazgal camını kırdığı battaniyeleri yakarak dışarı attığı, kendisine müdahele etmek isteyen infaz koruma memurlarına yönelik olarak “siz orospu çocuklarısınız, şerefsizler, anası sinkaf edilmişler, sizin içinizde erkek olan yok mu, sayıma girerseniz sağ çıkamazsınız” şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözler söylediği sanıkların bu şekilde atılı suçları işledikleri somut olayda;
1- Sanıklar F.. K.., Ö.. A.. ve R.. K.. hakkında verilen hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamında bulunan sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay tutanakları ve doktor raporlarından sanıkların atılı suçları işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıklar görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini ifa eden kamu görevlilerine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olmaları nedeniyle aynı nev’iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma neden yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanık Z.. Ş.. hakkında verilen hükümlere yönelik olarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamında bulunan sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay tutanakları ve doktor raporlarından sanığın atılı suçları işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal tanımında yer alan ve hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini ifa eden kamu görevlilerine karşı görevlerini yaptırmamak için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev’iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma neden yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği,

altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ifadesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.