Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/99 E. 2015/29128 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/99
KARAR NO : 2015/29128
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık A.. Ç.. hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olması karşısında, Mahkemenin sanık hakkında eski hale getirme ve temyiz talebinin reddine ilişkin verdiği talebinin reddine ilişkin ek kararların hukuki değerden yoksun bulunduğu kabul edilip bu kararlar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen 26/06/2012 tarihli kararın sanığa 15.08.2012 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 30/04/2013 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar H.. Ç.., Y.. K.. hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyet, kamu malına zarar verme ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen beraat, sanık A.. Ç.. hakkında Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet , sanık M.. V.. hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme suçlarından verilen beraat kararlarının temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rısazına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Manavgat ilçesinden Şarkikaraağaç ilçesine gelen sanıklardan H.. Ç.., A.. Ç.. ve M.. V..’in, sanık H.. Ç..’in daha önceden tanıdığı diğer sanık Y.. K.. ile buluştukları, birlikte hırsızlık yapmaya karar verdikleri, geceleyin sayılacak zaman dilimi içerisinde Çarıksaraylar Kasabası Belediye hizmet binasının PTT ve emlak servisi olarak kullanılan odasının camının dış kısmındaki demir korkuluğu söküp, camı kırarak içeriye girdikleri, içeriden masanın kilitli olan çekmecesini de açıp, çekmecede bulunan 615 TL para ile, yine masa üzerinde bulunan Belediye Başkanlığı’na ait bilgisayarı çaldıkları iddia olunan somut olayda;
a-Sanık A.. Ç.. yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
b-Sanıklar H.. Ç.., Y.. K.. yönünden;
Sanıklar Hakan ve Yücel’in, diğer sanıklar Alican ve Mustafa ile fikir ve eylem birliği içinde atılı suçları işledikleri, bu şekilde eylemlerde kendilerine verilen görevleri yerine getirdiklerinin anlaşılması karşısında atılı suçları birlikte işleyen olarak haklarında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından TCK’nın 37/1. maddesinin uygulanması gerekirken, hırsızlık suçundan TCK’nın 39. maddesinin uygulanması, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından ise yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
c-M.. V.. yönünden;
Sanığın aşamalarda birbiriyle ve diğer sanıkların beyanları ile çelişen savunmalarında, sanık Alican’ı tanımadığı, suç tarihinde evde bulunduğunu ve dışarıya çıkmadığını söylemiş ise de; sanık Hakan’ın beyanlarında sanık Alican ile kendisini tanıştıran kişinin sanık Mustafa olduğunu söylemesi, tanık S.. D..’ın alınan beyanlarında suç tarihinde sanık Mustafa ile evde birlikte olmadıklarını söylemesi, sanık Mustafa’nın diğer sanıklar Alican ve Hakan ile birlikte sanık Yücel’in evine gelmesi ve Adana Cumhuriyet Başsavcılığının sanıklar hakkında 2009/61491 soruşturma sayılı dosyasında alınan karar doğrultusunda suç tarihinde sanık ve sanık M arasında geçen telefon kayıtlarında sanıkların işlenen suçlarda fikir ve eylem birlikteliğinde bulunduğunun belirlenmesi karşısında, sanık Mustafa’nın diğer sanıklarla iştirak halinde hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, kamu malına zarar verme suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık Y.. K.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.