YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5949
KARAR NO : 2015/30385
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
Tebliğname No : 15 – 2013/274264
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Zile Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2011/45 (E) ve 2013/64 (K)
SANIKLAR : A.. P.., B.. K.., E.. Ü..
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanıkların olay tarihinde hükümlü oldukları, kapalı ceza infaz kurumunda televizyon sesinin açılması nedeniyle tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavgaya dahil olan sanık A.. P..’un; E.. Ü.., M.. A.., M.. İ.., B.. K.. ve Mehmet Sakman’ı elindeki şiş ile yaraladığı, E.. Ü.. ve M.. İ..’in eşyalarına zarar verdiği; sanık E.. Ü..’ün Ali Ekber’e vurduğu; sanık Burhan’ın da Ali Ekber’e vurduğu somut olayda;
1-Sanık A.. P.. hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olarak şikayetçi sanık Burhan’ın temyiz istemine ilişkin incelemede;
Sanık A.. P.. hakkında şikayetçiler E.. Ü.. ve M.Selim İçen’e yönelik mala zarar verme eylemleri nedeniyle açılan kamu davasındaki yargılama neticesinde atılı suçlardan beraatine karar verildiği anlaşılmakla, şikayetçi B.. K..’nin mala zarar verme suçundan zarar gören olmadığı, davaya katılma hak ve sıfatı bulunmadığından şikayetçi sanık Burhan’ın mevcut temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık A.. P..’un kendisi hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
Dosya kapsamında bulunan sanık savunmaları, yaralanmaya ilişkin doktor raporları ve olay tutanağına göre sanığın atılı suçu işlediğine yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-O yer Cumhuriyet Savcısının sanık E.. Ü.. hakkında mağdur A.. P..’a yönelik kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne; sanık B.. K..’nin kendisi hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.05.1997 gün ve 76-114 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesi gereğince hükmün konusu, iddianamede gösterilen eylemdir. İddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna aykırıdır, iddianamenin anlatım kısmında, sanık Burhan’ın kasten yaralama suçunu işlediğine yönelik olayın anlatımının bulunmadığı anlaşılmakla; “Fail ve Fiilde Bağlılık Kuralı”na aykırı olarak uygulama yapılmak suretiyle iddianamede hukuksal olarak anlatımı ve unsurları gösterilmeyen, sevk maddesi belirtilmeyen eylemden hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMUK’nın 225 ve 226. maddelerine aykırı hareket edilmesi,
b-Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 11/03/2015 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanık E.. Ü..’ün hüküm tarihinden sonra 04/06/2014 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, sanığa ait ölüm kaydı düşülmüş nüfus kayıt örneği getirtildikten sonra hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanık Burhan’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.