Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/4666 E. , 2021/2692 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4666
Karar No : 2021/2692
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen incelenmeksizin reddi yolundaki kararının iptale ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, Develi Köyünde restaurant ve yüzme havuzu işletmeciliği yapan davacı tarafından, Jandarma görevlilerince yapılan denetimler sonucunda düzenlenen tutanaklara istinaden, 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlenen işe giriş ve aynı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenen işten ayrılış bildirgelerinin süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca 260.454,00 TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; 04/11/2013, 06/11/2013, 13/11/2013, 14/11/2013, 17/11/2013, 24/12/2013, 26/12/2013, 20/01/2014, 06/02/2014, 12/02/2014, 02/04/2014, 09/05/2014, 14/05/2014 tarihlerinde Denizli ili, Pamukkale ilçesinde faaliyet gösteren ve işletmeciliğini davacının yaptığı …Restaurant isimli işyerinde İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yapılan kontrollerde iş yerinde çalışan bir kısım personelin izinsiz çalıştığının tutanağa bağlandığı ve konunun davalı idareye intikal ettirildiği, yapılan inceleme sonucu 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce Kuruma verilmediğinden bahisle aynı Kanun’un 102. maddesi uyarınca davacı hakkında …tarih ve …sayılı Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü işlemi ile 260.454,00 TL tutarında idari para cezası verildiği, bu cezaya karşı yapılan itiraz üzerine 20/10/2014 tarihli Komisyon kararı ile Jandarma tutanağında adı geçen ……’ın işletme sahibi olduğunun anlaşılması nedeniyle cezanın 5.462,00 TL’lik kısmının terkin edildiği ve kalan kısma yönelik olarak ise itirazın reddine karar verilmesi üzerine, cezanın tamamının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava konusu işlemin; yapılan itiraz üzerine 20/10/2014 tarihli Komisyon kararı ile Jandarma tutanağında adı geçen …’ın işletme sahibi olduğunun anlaşılması nedeniyle 5.462,00 TL’lik kısmının, davanın açıldığı 10/12/2014 tarihinden önce terkin edilerek durumun davacıya tebliğ edildiği görüldüğünden, bu kısmın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı; dava konusu işlemin, anılan Komisyon kararları ile yapılan düzeltmeden sonra kalan 254.992,00 TL’lik kısmına gelince, yapılan değerlendirmede; davacının işletmeciliğini yaptığı iş yerinde çalıştığı ileri sürülen şahıslara ilişkin sigortalı işe giriş bildirgesinin, sigortalının çalışmaya başladığı tarihten önce Kuruma verilmediğinden bahisle davacıya idari para cezası verilmiş ise de; şahısların iş yerinde çalıştığına ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı, sadece şahısların isminin yer aldığı tutanağın işleme gerekçe alındığı, iş yerinde bulunan müşterilerin ifadelerine başvurulmadığı gibi şahısların iş yerinde çalıştığına ilişkin herhangi bir ifadenin de bulunmadığı, ilgili tutanağın işletme yetkilisi ile çalıştığı ileri sürülen şahıslar tarafından da imzalanmadığı, dolayısıyla gerekli ve yeterli somut tespit olmaksızın cezai işlem tesis edildiği, bununla birlikte, itiraz üzerine Komisyonca yapılan düzeltmelerin de, Jandarma tarafından yapılan tespitin yeterli ve somut nitelikte olmadığını ortaya koyduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemin nihai olarak kalan 254.992,00 TL’lik kısmında da eksik inceleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan anılan dava konusu işleme dayanak teşkil eden tutanaklar esas alınarak davacı hakkında 2559 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı Mahkemenin E:…ve E:…esasına kayıtlı davaların açıldığı ve anılan davalarda tutanakların yeterli olmayacağı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin 254.992,00 TL’lik kısmının iptaline, 5.462,00 TL’lik kısmı yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY_TETKİK_HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının; dava konusu işlemin kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin kısmı ile işten ayrılış bildirgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin iptale yönelik kısmının onanması, işe giriş bildirgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin iptale yönelik kısmının ise kısmen onanıp kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 07/03/2019 tarih ve 2019/24 sayılı kararıyla Danıştay Onbeşinci Dairesinin kapatılması üzerine Danıştay Onuncu Dairesine gönderilen dava dosyasında, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Denizli ili, Pamukkale ilçesi, …Köyünde restaurant ve yüzme havuzu işletmeciliği yapan davacı tarafından, Jandarma görevlilerince yapılan denetimler sonucunda düzenlenen tutanaklara istinaden, 5510 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlenen işe giriş ve aynı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenen işten ayrılış bildirgelerinin süresinde Kuruma verilmediğinden bahisle 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca 260.454,00 TL tutarında idari para cezası verilmesine ilişkin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün …tarih ve …sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8. maddesinde, “İşverenler, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılan kişileri, 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalılık başlangıç tarihinden önce, sigortalı işe giriş bildirgesi ile Kuruma bildirmekle yükümlüdür.” hükmü; 9. maddesi, 3. fıkrasında; “birinci fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerine göre sigortalılığı sona erenlerin durumları işverenleri tarafından, (b) bendinde belirtilen şekillerde sona erenlerin durumlarının ise kendileri ve sözü edilen bentte belirtilen faaliyetin sona erme halinin bildirildiği kuruluşlar veya vergi daireleri tarafından, en geç on gün içinde Kuruma bildirilir.” hükmü, 102. maddesinin 1. fıkrasının “a/2” bendinde, “8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü; “j” bendinde ise; “9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır.” hükmü yer almaktadır.
5510 sayılı Kanun’un 59. ve 86. maddelerine dayanılarak hazırlanan “Kamu İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesinde, “kamu idareleri denetim elemanı” kamu idarelerince tabi oldukları kanun ve diğer mevzuat uyarınca ülke, bölge ve il düzeyinde denetim, soruşturma ve inceleme yetkisi verilmiş denetim elemanı sıfatını haiz kişiler şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Yönetmeliğin 6. maddesinde de, “Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca 5 inci maddede belirtilen tespitler dikkate alınarak, işyerinde fiilen veya kayden çalıştırıldığı tespit edilen sigortalılar ile sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesine ilişkin fiili tespit veya kayıt inceleme tutanağı, ilgili ünite tarafından Kurum mevzuatına uygun olarak işleme alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, işten ayrılış bildirgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline dair kısmının incelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın işten ayrılış bildirgelerinin yasal süresi içinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, işe giriş bildirgelerinin yasal süresi içinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline dair kısmının incelenmesi:
5510 sayılı Kanun hükümlerine göre ceza verilebilmesi için cezaya esas alınan fiil ve olayların somut, kesin ve hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde davalı idarece tespiti gerekli ve zorunludur. Bu tespitler çalışanların şikayet ve itirazlarına, işverene ait kayıt ve defterlere, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerine bakılarak yapılabilecek ve aksi sabit oluncaya kadar bu tespitlere itibar edilecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Denizli ili, Pamukkale ilçesinde faaliyet gösteren ve işletmeciliğini davacının yaptığı …Restaurant adlı iş yerinde Karahayıt İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından 04/11/2013, 06/11/2013, 13/11/2013, 14/11/2013, 17/11/2013, 24/12/2013, 26/12/2013, 20/01/2014, 06/02/2014, 12/02/2014, 02/04/2014, 09/05/2014, 14/05/2014 tarihlerinde denetimler yapıldığı; 04/11/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’nün; 06/11/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …, ……’ın; 13/11/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …, …’ın; 14/11/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’nın; 17/11/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’in; 24/12/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’in; 26/12/2013 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’ın; 12/01/2014, tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …, …’in; 20/01/2014, tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla ……, …’un 06/02/2014 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’ın; 12/02/2014, tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …’in; 02/04/2014 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …, …’nin; 09/05/2014 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla …, ……’nın; 14/05/2014 tarihinde yapılan denetim sonucu tutulan tutanakla ……’ın çalıştığının tespit edildiği; 15/11/2013 tarihli tutanakta da restaurantta bulunan kadınlardan 4 tanesinin arka bahçeden kaçtığının ve kimliklerinin tespit edilemediğinin belirtildiği, yapılan denetimler sonucu düzenlenen tutanaklarda sigortasız işçi çalıştırıldığının tespit edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği ve denetime esas tutanaklarda mükerrer isimlere yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda; Mahkemece, davacıya ait iş yerinde yapılan denetimler sonucu düzenlenen tutanaklarda ismi geçen tüm kişiler hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapılarak tutanaklarda mükerrer olarak ismi bulunmayan kişiler yönünden dava konusu işlemin iptaline, mükerrer ismi bulunan kişiler yönünden ise (…, …, …için) davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu kısım açısından bütün işçiler için iptal kararı veren İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığından İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kısmen onanması kısmen de bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne,
2. Dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen incelenmeksizin reddi yolundaki …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının …, …, …adlı işçiler için işe giriş bildirgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezası yönünden BOZULMASINA,
3. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının işten ayrılış bildirgeleri ile tutanaklarda mükerrer olarak adı geçmeyen diğer işçiler için işe giriş bildirgelerinin yasal süresinde verilmediği gerekçesiyle uygulanan idari para cezasının iptali yönünden ONANMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.