Danıştay Kararı 5. Daire 2017/4011 E. 2021/1516 K. 26.05.2021 T.

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2017/4011 E.  ,  2021/1516 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/4011
Karar No : 2021/1516

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALI : … Kurulu / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakları ile ve 300.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu karar tesis edilirken, hiçbir aşamada savunmasının alınmadığı, bu sebeple savunma hakkının ihlal edildiği, görevini yerine getirirken bağımsız ve tarafsız olduğu, hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın ve soruşturma yürütülmeksizin disiplin cezası verildiği, suç ve cezaların şahsiliği ve geriye yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği, kararın tesisinde kişiselleştirme yapılmadığı, kararda özel olarak şahsıyla ilgili kriter bulunmadığı, davalı idarenin Anayasal ve yasal olarak tanımış olduğu güvenceleri yok saydığı, davaya konu kararın gerekçesiz olduğu, Anayasa’ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve ilgili mevzuata aykırı olarak usule ilişkin işlemlere riayet edilmediği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI :Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa’nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp “göreve son” müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemleri yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine; 300.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden ise, söz konusu istemden 27/03/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile feragat edilmiş olması nedeniyle davanın bu isteme ilişkin kısmı konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ: Dava, yargı mensubu olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşmıştır) 3. maddesinin birinci fıkrası uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin olarak Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nca verilen … tarih ve … sayılı kararın iptali ile bu nedenle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda “derdestlik” müessesesi düzenlenmemekle birlikte, anılan Kanun’un 31.maddesinin dolaylı olarak göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” dava şartları arasında sayılmıştır.
Yapılan araştırmada, davacının Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun bakılan davaya konu edilen kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 27/12/2016 tarihli dilekçesiyle açtığı ilk dava Danıştay 5. Dairesi’nin E:2017/418 sayılı dosyasında derdest iken; 17/03/2017 tarihli dilekçesiyle (685 sayılı KHK uyarınca) aynı Daire’de, söz konusu Genel Kurul kararlarının iptali istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmakta olup, bu durumda davacının aynı istemle mükerrer olarak açtığı bu davanın yukarıda anılan usul hükümleri uyarınca derdestlik nedeniyle incelenme olanağı bulunmamaktadır.
Belirtilen durum karşısında, davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin derdestlik dışındaki usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ
… tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakları ile 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.

B) İNCELEME VE GEREKÇE
1)Dava Konusu Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … Tarih ve … sayılı Kararının İptali ile Bu Karar Nedeniyle Yoksun Kalınan Özlük ve Parasal Haklarının Yasal Faiziyle Birlikte Ödenmesine Karar Verilmesi İstemi Yönünden:
Tarafları ve konusu aynı olan bir davanın, daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından biri olan derdestlik müessesesinin ifade ettiği ”ilk davanın aynısı olan diğer davaların açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı” olgusundan hareketle, sonraki davaların derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın birden fazla açılmış olması, birinci davanın görülmekte olması, birinci dava ile diğer davaların aynı dava olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin sebeplerinin aynı olmasına bağlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle Dairemizin E:2017/418 sayılı esasına kayıtlı ayrı bir davanın daha açıldığı ve bu davanın Dairemizin 26/05/2021 tarihli ve K:2021/1514 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, anılan kararın ise henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, yukarıda belirtilen ve Dairemizin E:2017/418 sayılı esasına kayıtlı dava ile bakılmakta olan davanın bu kısmının tarafları, konusu ve sebeplerinin aynı olduğu görüldüğünden, derdestlik nedeniyle incelenmesine hukuken imkan bulunmamaktadır.
2-300.000,00 TL Manevi Tazminatın Yasal Faiziyle Birlikte Ödenmesine Karar Verilmesi İstemi Yönünden;
Davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin HSK Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı nedeniyle uğradığı ileri sürdüğü manevi zararına karşılık olarak 300.000 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesi ile göndermede bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış, anılan Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yapılan göndermelerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesinde de feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 310. maddesinde, feragat ve kabulün, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı hükmüne yer verilmiştir.
İncelenmekte olan dava dosyasında, Dairemizin 16/02/2018 tarihli Başkanlık yazısı ile eksik nisbi karar harcının tamamlatılmasının istenilmesi üzerine, feragat yetkisi bulunan davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve 11/02/2019 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dilekçe ile manevi tazminat talebinden feragat edildiği görülmüştür.
Bu itibarla, davanın 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemine ilişkin kısmından feragat edilmiş olması nedeniyle, davanın anılan kısmının konusuz kaldığı anlaşıldığından, bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

D) KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın derdestlik nedeniyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. … TL manevi tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemi yönünden feragat nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/05/2021 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.