Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2014/8025 E. 2015/3933 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8025
KARAR NO : 2015/3933
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ : Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/12/2013
NUMARASI : 2013/289-2013/572

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4. maddesinin 1 / a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK’dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin 17.12.2011 başlangıç tarihli ve iki gün süreli kira sözleşmesi ile davalıya ait aracı kiraladığını ,araç kiralanırken aracın uğrayabileceği zararlara istinaden teminat olarak imzalı boş senet verildiğini ,aracın kiraya verene iade edilmesine rağmen senedin iade edilmeyerek icra takibine konu edildiğini belirterek bu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisine dayandığının kabulü gerekir.Davanın , 6100 Sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 28.05.2013 tarihinde asliye hukuk mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır.Görev kamu düzenine ilişkin olup bu hususun yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir.Dairemizce benimsenen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.11.2003 tarih 2003/3-737 esas 2003/700 karar sayılı ilamı da nazara alınarak mahkemece dava dilekçesini görev yönünden ret ederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli sulh hukuk mahkemesine göndermesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA,bozma nedenine göre temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.