Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/501 E. 2015/9362 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/501
KARAR NO : 2015/9362
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit, şantaj

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından, şantaj ve tehdit suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıkla katılanın bir süre birliktelik yaşadıkları, evli olan sanığın eşinden boşanarak katılanla evlilik hazırlıkları yaptıkları sırada, sanığın kendisine yönelik tavır ve davranışları nedeniyle katılanın sanıktan ayrılmak istediği, katılanın ayrılma isteğine sinirlenen sanığın, katılanla birlikte oldukları dönemde temin ettiği katılana ait çıplak görüntüleri katılanın kardeşi tanık …. gönderdiği, ayrıca bu görüntüleri yayacağından bahisle kendisine 7000 TL gönderilmesini sağladığının iddia edildiği olayda;
Sanığın savunması, katılan beyanı ve tanık beyan içeriklerinde; tarafların evlilik kararı öncesinde hazırlıklar yönünden para alışverişi olduğu, ilişkinin bozulması sonrası gönderilen mesaj içerikleri ve beyanlara göre bu paranın iadesine yönelik olduğu, tarafların şahsi, sosyal ve ekonomik durumları ve iddianamedeki olayın anlatımı kapsamında ifşa tehdidi altında para istenmesinin sözkonusu olmadığı anlaşılmakla şantaj suçundan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği,
Tanık …ve katılanın beyanları bilirkişi raporları ve taraflar arasındaki mesajlaşma ve mail çıktıları dikkate alındığında, sanığın, katılana ait çıplak fotoğrafları katılanın kardeşine gönderdiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan TCK’nın 134/2.maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen şantaj suçunun sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise; sanık hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının, sanığın şantaj suçuna yönelik eylemi sabit olduğuna ve mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine; sanık müdafiinin, eksik incelemeye, sübuta ve sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan da beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkındaki şantaj suçundan beraat, özel hayatin gizliliğini ihlal suçundan ise mahkumiyet hükümlerinin isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2-Tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Sanığın, katılanın kendisinden ayrılmasına sinirlenerek ölümle tehdit ettiğinin iddia edildiği olayda,
Katılanın beyanı, sanık tarafından kullanılan ve sanığın kendi isim ve soyisminin bulunduğu yahoo.com uzantılı mail adresinden, katılanın kullandığı mail adresine 28/12/2011 tarihinde saat 17.48.39’de “siz düşünün. Ve bir daha ne ailen ne de sen sokağa çıkamayacaksin, sen beni yıktın bende seni yikacağım. Bu kez kesin öleceksin. Bir sonraki mesajıma kadar kimseyi arama” şeklinde mesaj gönderdiği, 1 aralık 2011 tarihinde “seni kepaze ederim”, 28/12/2011 tarihinde saat 23.07’de “şimdi yahooya bir mesaj göndereceğim sonra da şirkete işin bitti benim gibi” şeklinde mesajlar gönderdiği anlaşılmakla, sanığın farklı tarihlerde katılana birden fazla mesaj göndermek suretiyle üzerine atılı tehdit suçunun zincirleme şekilde işlendiğinin sübut bulduğu gözetilerek, TCK’nın 43/1-1. cümle gereğince mahkumiyet kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.