YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3749
KARAR NO : 2015/4944
KARAR TARİHİ : 14.05.2015
MAHKEMESİ : Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2014
NUMARASI : 2014/778-2014/939
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira farkı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın kısmen iptaline, kiralanan tahliye edildiğinden tahliye davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 10/06/2003 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan dükkan işyeri olarak kullanılmak üzere kiralanmış olup aylık kira bedelinin 1.000 TL olduğu, her ayın 1 i ila 10 u arasında ödeneceği, kira bedelinin ilk iki sene %25, sonraki üç sene %20 oranında artırılacağı, enflasyon oranı artışına veya azalışına göre kira artışının enflasyon oranına göre yapılacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki Gebze 2. SHM sinin 06/02/2009 tarih ve 2007/741 Esas 2009/135 Karar sayılı kararı ile 10/06/2008 tarihinden itibaren aylık brüt kira bedelinin 6900 TL olarak tespitine karar verilmiştir. Davacı tarafından 10/08/2012 tarihinde başlatılan icra takibi ile aylık 324 TL den 2009 yılı Haziran ayı ile 2010 yılı Haziran ayı arasındaki bir yıllık kira farkı alacağı, %20 oranında artışla aylık 1648 TL den 2010 yılı Haziran ayı ila 2011 yılı Haziran ayı arasındaki bir yıllık kira farkı alacağı, %20 oranında artışla aylık 3237 TL den 2011 yılı Haziran ayı ila 2012 yılı Haziran ayı arasındaki bir yıllık kira farkı alacağı, %20 oranında artışla aylık 5144 TL den 2012 yılı 6.7.8. aylara ilişkin kira farkı alacağı toplam 77.940,00 TL asıl alacak, 6627,95 TL işlemiş yasal faiz alacağı olmak üzere toplam 84.567,95 TL üzerinden itirazın iptali ve kiralananın tahliyesi istenmiştir.
Davalı vekili kira sözleşmesinde 1. 2. yıllarda %25, 3. 4. 5. yıllarda %20 artış oranı ile enflasyon yukarı çıkarsa veya aşağı düşerse enflasyon oranında artış yapılacağının öngörüldüğünü, müvekkilinin enflasyon oranı düşük çıkmasına rağmen bu durumu dikkate almayarak sözleşmedeki artış oranlarına göre ödeme yaptığını, kira tespit kararı ile aylık kira bedelinin brüt 6900 TL olarak tespit edildiğini, bu miktarın müvekkili tarafından davacının banka hesabına düzenli bir şekilde yatırıldığını, tarafların sözlü olarak anlaşarak kiranın bu şekilde yatırılmasını kararlaştırdıklarını, 3 yıl geçtikten sonraki bu davranışın iyiniyetli olmadığını sözleşmedeki artış şartının yalnızca yenilenen ilk yıl için geçerli olduğunu, enflasyon oranının da sözleşme şartları arasında bulunduğunu, artış oranının ÜFE oranını geçemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama
./..
sırasında dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda; Davalı kiracının 10/06/2008 tarihinden 10/06/2013 tarihine kadar ödemesi gereken kira parasının 373.683,82 TL olduğu davalının 301.450,00 TL ödeme yaptığı eksik ödenen miktarın 72.233,82 TL olduğu belirtilmiş, bilirkişi raporunda 10/06/2009 tarihinden itibaren kira parasının tespiti kararında belirtilen aylık kira bedeline yıllık ÜFE oranında artış uyguladığı görülmüştür. Mahkemece davanın kısmen kabulüne itirazın 72.233,82 TL asıl alacak ve 6627,95 TL işlemiş faiz üzerinden devamına karar verilmiştir.
1-) Dosya kapsamına toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Taleple bağlılık ilkesi uyarınca, hakim tarafların talep ettiklerinden fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacı tarafından başlatılan icra takibi 2009 yılı Haziran ayı ila 2012 yılı Ağustos ayı arasındaki kira farklı alacaklarını kapsamaktadır. Oysa hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2008 yılı Haziran ayından 2013 yılı Şubat ayına kadar olan kira alacaklarına ilişkin hesaplama yapılmış olup, bilirkişi hesaplama yaparken takip talebinde belirtilen ayların dışına çıkmış ve talep konusu olmayan dönemlere ilişkin de hesaplama yapmıştır. Yine benzer şekilde davacı kiralayan tarafından 2009 Haziran ayı ila 2010 Haziran ayı arasındaki dönemde aylık 324 TL kira farkı alacağı talep edilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2009 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında kira farkı alacağı aylık 2904,59 TL üzerinden hesaplanmıştır. Bu durumda bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğundan söz edilemez. Mahkemece takip talebinde belirtilen dönem ve miktarlarla bağlı kalınarak inceleme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine,14/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.