YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8199
KARAR NO : 2015/3937
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ : Tufanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2014
NUMARASI : 2014/13-2014/38
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, lojman kira farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davacı T.. K..nın davada taraf ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Kaymakamlık tarafından açılan dava ile davalının 2004 Nisan ila 2009 Şubat ayları arasında Tufanbeyli Devlet Hastanesi lojmanında kiracı olduğu ve bu dönem içerisinde kira bedelinin eksik tahsil edildiği ileri sürülerek 3.284,33 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, T.. K..’nın idari davalara taraf olabilmesi mümkün ise de adli davalara taraf olabilmesinin mümkün olmadığı 4353 sayılı kanunda ve dava devam ederken yürürlüğe giren 659 sayılı KHK’da kaymakamlığın taraf ehliyeti olduğuna dair özel bir hüküm bulunmadığı, 659 sayılı KHK’nın 6/1. Maddesinde idarelerin davaya taraf olabileceği düzenlenmiş ise de KHK’nın 2/1.(c) maddesinde 5018 sayılı Kanun’un ek (1) ve (2). Sayılı cetvelindeki kurumların idare olarak dava açabileceğinin belirtildiği, T.. K..nın bu cetvellerde sayılan idarelerden olmadığı belirtilerek taraf ehliyeti olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4353 sayılı Yasa’nın 18. ve 21. maddelerinde Hazine avukatı bulunmayan yerlerde daire amirlerinin temsil yetkilerinin bulunduğu hüküm altına alınmıştır. Dava tarihi olan 05/10/2010 tarihinde Tufanbeyli ilçesinde hazine avukatının bulunmadığı bu sebeple davanın T.. K.. tarafından açıldığı görülmüş olup yargılama sırasında görevlendirilen kurum avukatı davacı vekili olarak duruşmalara katılmıştır. Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.