YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/943
KARAR NO : 2015/28291
KARAR TARİHİ : 08.09.2015
MAHKEMESİ : Manavgat 2. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, yaralama, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır.
Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir.
Sanık ile katılanın daha önce ortak işyeri çalıştırdıkları, ortaklıklarını sonlandırdıktan sonra aralarında husumet meydana geldiği, daha sonra katılanın kendi adına aynı işkolunda işyeri açarak çalıştırmaya başladığı, sanığın katılanın işyerine gelerek katılana karşı ”size burada ekmek yedirmeyiz, canınızı seviyorsanız burayı terk edeceksiniz, biz şimdi burayı dağıtacağız, ananızı avradınızı s… ” dediği, elindeki tabure ile işyeri kapısının camını kırdığı, kendisine engel olmak isteyen katılanı basit tıbbi müdahele ile iyileşecek şekilde yaraladığı, böylece sanığın mala zarar verme, yaralama, hakaret ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1)Sanık K.. K.. hakkında mala zarar verme, hakaret ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık beyanları, katılan beyanı, hazırlık aşamasında verilen mağdur beyanı, tanık beyanları, zarar tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı mala zarar verme, hakaret ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarını işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Sanık K.. K.. hakkında yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın katılana hitaben “size burda ekmek yedirmeyiz, canınızı seviyorsanız burayı terk edin biz şimdi burayı dağıtacağız” demek suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 117/1 maddesindeki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu işlediği, bu eylemini yaparken katılana karşı yaralama fiilini işlediğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması üzerine basit yaralama suçunun iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun unsuru olması karşısında sanık hakkında yaralama suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/4-b maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.