YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15283
KARAR NO : 2015/30418
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık H.. E..’in diğer sanıklar A.. Ç.. ve S.. A..’ın aracılığı ile Bursa İli, …. ada parsel 1’de kain, 7.598, 28 metre karelik arsanın 857/2400 hissesini 25. 000 TL para karşılığında katılan H.. Y..’a haricen sattığı ve parasını da peşin olarak aldığı, ilerleyen günlerde ise yine sanık H.. E..’ in aynı taşınmazı sanıklar A.. Ç.. ve S.. A..’ ın aracılığı ile bu defa sanık …….’e satışını tapuda yaptıkları, bu şekilde katılan H.. Y..’a karşı dolandırılıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Tüm dosya kapsamına göre, sanık H.. E..’in savunmasında suçlamayı kabul etmediği, suç konu yeri 30 bin TL karşılığında H.. Y..’a sattığı, paranın 25.000 TL sini aldığını geri kalanını katılanın ödemediğini, bu yeri daha sonra 35.000 TL karşılığında M.. D..’e sattığı, katılan H.. Y..’ın parasını iade ettiğini savunduğu, sanıklardan A.. Ç..’in de diğer sanık ….’ın dostu olduğu, Hasan’ın felç geçirmesi ve konuşma zorluğu çekmesi nedeniyle işlerinde yardımcı olduğu, arazisini satma konusundan yardımcı oldukları, 30.000 TL karşılığında H.. Y..’a satma konusunda anlaştıkları, satış hususunda vekalet namenin düzenlendiği,25.000 TL paranın H.. E..’e ödendiğini, 5.000 TL’sinin ödenmediğini, bu geçikme nedeniyle sanık Hasan’ın aynı taşınmazı M.. D..’e 35.000 TL karşılığında sattığını, katılan H.. Y..’ın parasını da iade ettiğini savunduğu, sanık S.. A..’ın da savunmasının benzer şekilde olduğu, sanık savunmaları katılanın beyanları dosyadaki vekaletname ve tüm dosya kapsamından, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine ilişkin delil bulunmadığı, sanık savunmalarının birbirini doğrular nitelikte olduğu bu savunmaların katılanın ifadeleri ile kısmen doğrulandığı, katılanla sanıklar arasında arazi alışverişinden kaynaklanan hukuki bir sorunun olduğu, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket etmeleri durumunda sağladıkları haksız menfaati iade etmeyecekleri, aralarındaki sorunun hukuki nitelikte olduğu ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kovuşturma aşamasında dinlenen katılan, sanık …..’ın kendisinden aldığı satış bedeli tutarı olan 25.000 TL’yi tanık ……. vasıtasıyla iade ettiğini ancak arsayı almak istediği için parayı geri almadığını beyan etmiş olması karşısında, tanık …..’un yargılamaya celbinin neticeyi değiştirmeyeceği, beyanlarının hukuki nitelikte uyuşmazlığa yönelik olacağının anlaşılması nedeniyle tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA 21.10.2015 tarihinde oy birliği ile karar verildi.