YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23269
KARAR NO : 2015/9476
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Davacı vekilinin 28.12.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle sahibi olduğu araca el konulduğunu, yapılan kovuşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına ve aracın iadesine karar verildiğini belirterek CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece manevi tazminat talebinin reddine,maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat davasının dayanağı olan …Cumhuriyet Başsavcılığının, 2009/444 Soruşturma – 2009/601 Karar sayılı ceza dosyasının incelenmesinde; davacıya ait araca kaçakçılık suçundan el konulduğu, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına ve aracın iadesine dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, tazminat davasının 28.12.2009 tarihinde, CMK’nın 142/1. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmış, manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır, bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek davacı lehine el koyma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacının sahibi olduğu araca 27.03.2009 – 23.10.2009 tarihleri arasında haksız el konulması iddiasıyla 5271 sayılı CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince tazminat davası açtığı, tazminat istemine dayanak teşkil eden … Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/444 Soruşturma nolu dosyasında bahse konu araca ilişkin iade yazısının 16.10.2009 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığınca verildiğinin anlaşılması karşısında davacının zararının el koyma tarihi olan 27.03.2009 ile iade yazısının tarihi olan 16.10.2009 tarihi arasındaki 203 günlük süreyi kapsayabileceği değerlendirilerek, davacının el koyma nedeniyle oluşan gerçek zararının belirlenmesi bakımından Muş şoförler ve otomobilciler odasından alınan 14.04.2010 tarihli yazıya göre bir günlük kazanç kaybının 50 TL olabileceği düşünülüp buna göre hesaplanacak 10.150 TL’nin ve el konulan aracın 203 gün süreyle yediemin parkında bekletildiği gözetilerek … Belediye Başkanlığının 17.04.2008 tarihli encümen kararı doğrultusunda kamyonlar için belirlenen günlük 25 TL bedel üzerinden hesaplanacak 5.075 TL‘nin maddi zarara dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. bendinde yer alan maddi tazminat miktarının 15.225 TL’ye yükseltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.