Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/12388 E. 2015/29655 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12388
KARAR NO : 2015/29655
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık Ş.. S.. müdafiinin temyiz talebi yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, yokluğunda verilen hükmün aynı zamanda MERNİS’te kayıtlı olan sorgudaki adresine 21.10.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, hükme yönelik olarak yasal süresi geçtikten sonra yapmış olduğu 02.04.2015 tarihli eski hale getirme ve buna bağlı temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar İ.. F.. ve C.. A.. hakkında mağdur M.. A..’e yönelik olarak kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanıkların haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için dosyanın incelenmeksizin MAHALLİNE İADESİNE,
3-Sanıklar İ.. F.. ve C.. A.. hakkında katılanlar H.. K.., R.. A.., T.. K.., N.. B.., müştekiler H.. S.., N.. O..’a yönelik olarak kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, Abide park civarında bulundukları sırada durumlarından şüphelenilerek izlenmeye alındıkları, banka ATM’lerinden çok sayıda kartsız işlem yaptıklarının anlaşılması üzerine sanık İ.. F..’in şoför koltuğunda bulunduğu …. plakalı araç polis memurlarınca incelenmeye alındığı, suça konu araçta ve üzerlerinde yapılan aramada ele geçirilen cep telefonlarına takılı olarak kullanılan bir çok telefon hatlarının bulunduğu, sonrasında yapılan tespitlerde sanıkların, kendi kullanımlarında olup ele geçirilen telefonlardan, katılanların telefonlarını suç tarihlerinde ayrı ayrı arayarak kendilerini polis olarak tanıtıp, banka hesaplarında dolandırıcılık yapıldığını bu kişileri yakalamak üzere olduklarını, bu nedenle kendilerine yardımcı olunmasını isteyerek bankalarda kredi kartının olup olmadığını sordukları, kimlik bilgilerini aldıktan sonra katılanları yönlendirmeleri sonucunda katılan N.. B..’dan 6.100 TL, katılan R.. A..’dan 1.615 TL, katılan N.. O..’dan 630 TL, katılan H.. S..’den 180 TL ve katılan T.. K..’dan 3.100 TL’yi kontör olarak, katılan H.. K..’dan ise 900 TL’yi kartsız işlem menüsünden havale ile göndermesini sağladıkları ve bu paraları uhdelerine geçirdikleri anlaşılmakla, eylemlerinin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.